sen deniz taşlarına verdin hayatın tüm renklerini
ben hayalimdeki kadına adadım mektuplarımı
bir boşluk oluştu aramızda ve içine düştüm
içine düştüm vefasızlığın
yalnızlığın, aymazlığın tam ortasına sevgilim
bu öyle büyük bir boşluktu ki
tüm evreni yutabilirdi
vefasızlık diyorum
aşkın panzehri
cam saatin içinde doğumunu bekleyen bir anne akrebin günlüğü
daha kesesini yırtıp taşın altında bulacaktı kendini
henüz hazır değildi anne akrep
ben saliseleri kontrol altında tutarken
böyle bir zamanda senin saatini kurup yatağına girmen
henüz kesesini yırtmamış bir yaratığın genlerine yükledi intikamı
erken doğum…
eksik bir vücuda sahip olsa da
utansa da yelkovanın çocuklarından
rahatlıkla baş koyulan her yastıkta
senin için gezineceğinden söz ediyor her defasında bana
ve en büyük tehlikesi
doğduğu vakit ile kurduğun saat arasında çiftleşmek istemesi
döl düğümü bu
geri say

say ki kurtar bizi
renksiz kaldık

Bu yazı sana ne hissettirdi?