İnsan hayatı boyunca bir döngünün içerisinde yer alır. Kendi inandığı yollar ile başkalarının dayattığı yollar arasında seçim yapmak zorunda kalır. Rotasını kendi belirleyen biri için yürümek daha keyiflidir. Yorulsa bile durup dinlenir, sonra ayağını daha sağlam basarak devam eder. Pes etmeyi hiçbir zaman düşünmez. Fakat başkalarının çizdiği sınırlar içerisinde kalırsa her şeyi sürekli sorgulamaya başlar. Bu sorgulamalar ise yolu çekilmez bir hâle getirir. Anlam bulması gerekirken kişi kendi manasını bile kaybeder.
İnsan yalnızca sevdiği ve inandığı şeyler uğruna emek verir. İnancın olmadığı yere emek de uğramaz. Fakat bu inanç kişinin hayatı boyunca devam edebilir mi? Bir noktada insanın fikirleri, hisleri, yolları değişemez mi? Birinin çocukluk hayaline tutunup bütün ömrünü onu gerçekleştirmek için geçirdiğini düşünelim. Otuz yaşına geldiğinde de aynı hayale sahip midir, yoksa bunu bir görev hâline getirdiği için öyle olduğunu mu zanneder? Verdiği emekler bir amaç uğruna mıdır, yoksa başarıya ulaşma hedefinde mi gizlidir?
Küçük yaşta kurduğumuz düşler tabii ki bizden ayrı sayılmaz, onlar kalbimizin derinlerinde yaşamaya devam eder. Fakat insan her yeni günde yenilenir. Fikirleri değişir ve becerileri gelişir. Yetişkin hâlimiz uzun süre boyunca verdiği emeklerden vazgeçmek istemez. Bakın hayallerinden değil, emeklerinden vazgeçmek istemez diyorum. Çünkü insanoğlu bazen yolun amacını unutur, sadece hedefe ve bu hedef uğruna yaptıklarına odaklanır.
Yenilendiğimizi fark ederek aldığımız her yaşta, neyi istediğimizi yeniden kendimize soralım. Her seferinde bir cevap bulmak için değil, kendimizi tanımaya imkân sağlamak için. İsteklerimiz tercih, istemediklerimiz sınır sayılabilir. Fakat unutmamalıyız ki sınırlar da bizim en büyük ihtiyacımızdır. Yıllar boyunca bir amaç uğruna çabalayıp emeklerimiz boşa gideceği için, o yoldan vazgeçmemek bizi güçlü değil gerçekten istediğini elde edememiş biri yapar.
Şimdi aynanın karşısına geç ve sor kendine: Hâlâ aynı hayalin peşinden mi gidiyorsun, yoksa bir zamanlar uğruna verdiğin emekleri ziyan etmemek için mi yürüyorsun? Belki de insanın en büyük yanılgısı, bir zamanlar istediği şeyden vazgeçmeyi başarısızlık sanmasıdır. Her zaman ektiğimizi biçmek zorunda değiliz. Ekerken öğrendiklerimizle de hayata devam edebiliriz. Emeklerimiz için esaret içinde yaşamaktansa gerçek hayallerimiz için hür yaşayalım.

