tozdum önce
rüzgârın kollarında.
düş ve gerçek,
aşk ve ayrılık,
ninni ve ağıttım
ilk yağmurla ıslandım,
karıştım toprağa
taşa çizilmiş çizgilerin arasında
soluk soluğa koştum
öfkem için umut
sesim için çığlık diledim.
ateşin altında kül,
külün altında gerçeği aradım.
düştüm gecenin koynuna
sanrılara tutundum.
derin kuyulara atılmış sevinçlerimin
dönüp dolaşıp başa dönen hayatımın
kırık dökük, yalan dolan, bölük pörçük ilişkilerin
tam ortasındayım
içime ektiğim harfler büyüdü
önce toz’du
sonra taşa döndü…

