“Ove dünyayı siyah beyaz görürdü. Oysa o rengin kendisiydi.”
A Man Called Ove

Sırtından sevdim annemi
sırtındaki oyuk mezar yerim
Babamı avuçlarından
biteviye çatallanan çizgileri
Ben bir karahindiba soluğunda
Balığın unutuşuna bıraktım
Şafağın kızıl uykusuna
Paspas altlarına,
gidip de dönülmeyen evlerin
Sesini,
kaknem göklerin sancısına
Kendini çok döven biriyim
Hiç ağlamayan
Çapaklarını severim sabahın
tarazını
Suyun köpüğünde pulu
şıkırtıyı
Hangi sokağa sapsam
yolumu keserim
Ben bir ağustos çıkmazı
yirmisi sularında…

Bu yazı sana ne hissettirdi?