Nasıl bir yokluk bu kirpiklerime oturan
Gri rüzgârın en sert hâli.
Hiçbir çocuk ağlamamıştır bu kadar acıkınca
Hiç kimse susamamıştır tebessümüne
Dudaklarında teklifsizce bekleyen…
Ne kadar zordu
Ah ne kadar zor olabilir elini uzatmak…
Belki değerdi elin
Gökyüzünde bizi izleyen martıya…

Yok saymak tüm savaşları
Yaşanmış, yaşanmamış fırtınaları
Siper etmek isterdim saçlarımı
Boynuna dolamak
Varlığımı varlığına adamak…

Bitmedi hiç akreple yelkovanın direnişi…
Gözlerine inen perde
Masum pamuk şekeri göstermedi sana mazinde kalan…
Kalkmıyor üstümdeki ağırlığın
Hangi pencereden baksam senin yalnızlığın.

Altın kafesindeki yoksulluğun ererse bir gün nihayete
Anlarsan kum saatinin boşaldığını
Ve ben sevgilim
Teslim olmamış olursam
Henüz ecele…
Çek kurtar beni ellerinle attığın cehennemden…

Bu yazı sana ne hissettirdi?