Perşembe, Mayıs 28, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Milyonuncu Kez Özgürlük: Bir Varoluş Çığlığı

Özgürlüğümü kaç kez ilan ettiğimi söylesem inanmazsınız! Bir insan milyon kere, milyonlarca kez “Özgürüm!” diye haykırır mı dünyaya? Evet, haykırırmış! Hâlâ bu kelimeyi her andığımda kalbim hızla çarpar, hâlâ gözlerim parlar ve hâlâ özgürlük benim için keşfedilmeyi bekleyen devasa bir kıta gibi görünür. Peki, neden şimdi? İçimdeki bu dindirilemez coşkunun adı ne? Neden bugün yerimde duramıyorum?

​Bugün, kendi yolunu kendi ayak izleriyle çizmiş bir kadını dinlerken ruhumda bir şimşek çaktı. Onun geçtiği o zorlu eşikleri, o aşılmaz sanılan tepeleri bir bir tanıdım; hepsinden ben de geçtim! Başarıya giden yolda kuşanmam gereken ne varsa, heybemdeydi; sadece o tek bir adım eksikti. Hani bir çocuk emeklemekten yorulur da, yerçekimine meydan okuyarak o ilk mucizevi adımı atar ya, işte tam o eşikteyim!

​Geçen gün bir ses zihnimdeki projeleri duyduğunda “Sen değişik şeyleri seversin, yaparsın; ama ben uğraşamam,” dedi. Hayatım boyunca arayışımı “saçma” bulanlar, sesimi duyup feryadımı anlamayanlar oldu. Hepsinin varlığına saygı duyuyorum ama ben artık “yapamam” diyenlerin sınırlarında yaşamıyorum! En ağır bozgunları iliklerime kadar hissettiğimde, “bittim” dediğim o karanlık anlarda bile mevzimi terk etmedim. Eskiden olsa kaçıp kurtulmayı çare sanırdım; oysa ben evimi, sokağımı değil, beni zincirleyen ne varsa onları ruhumdan söküp attım! Aynı çatı altında, “Siz öyle düşünebilirsiniz ama benim doğrum bu!” diye haykırmaktan bir an bile vazgeçmedim. Ben bir kadınım ve özgür bir kadın yetiştirme iradesine sahibim; her adımımda bu bilinçle yürüyorum!

​Yıllardır yürüdüğüm bu yeşil yol, bugün sanki ilk kez çiçek açıyor. Bu yolun beni bir yerlere götürmesini beklemekle ne kadar vakit kaybetmişim; oysa yol da benmişim, yolcu da! Dinlediğim o cesur ses, kaçmamaktan, doğruluktan ve yalnız kalma pahasına dik durmaktan bahsetti. Kalabalıklar arkasını dönse de hakikatin peşinden yalınayak gitmeyi… Çıkarlar için değil, sadece “doğru” olduğu için sevmeyi…

​Artık ruhumdan zerre ödün vermiyorum! Bana doğru tek bir adım atmayanların dünyasında, dev adımlarla koşmayı bıraktım. Bu, hayatın imbiğinden süzülmüş en muazzam zaferimdir. Eskiden toprağı  yarıp çıkmaya çalışan, büyüme sancılarıyla kıvranan bir başaktım; gözüm hep yukarıda, hep görünür olandaydı. Ne zaman ki köklerimin derinliğine, toprağımın sırrına indim; ne zaman ki kendi karanlıklarımla kucaklaştım, işte o an o başak şikâyet etmeyi bıraktı. Şimdi huzurla, coşkuyla, kendi ritmiyle çiçekleniyor.

​Bize neden hep “önce başkaları” demeyi öğrettiler? Neden “önce kendin” demenin kutsallığını gizlediler? Hiç önemi yok.  Ben gelecek kuşaklarım için o muazzam başlangıcın meşalesini yaktım. Bazen bir nilüferin zarafeti, bazen bir başağın bereketi, bazen de suyun hırçın gücüyüm. Hepsi benim. Kimseye kanıtlayacak bir borcum yok; sadece yaşamalıyım .

​Doğa bana tüm renklerini, nefesini ve sınırsızlığını sunarken benim de bu evrene borcum var! Yıllardır sorduğum “Neden buradayım?” sorusunun cevabı artık içimde volkan gibi kaynıyor. Ben bu dünyada varım! Yazarak sarsmak, okuyarak uyanmak, yol göstererek ışımak ve o kutlu yolda yoldaş olmak için buradayım!

Zühre Kara
Zühre Kara
1993 yılında doğdu. Yazı yolculuğunda kelimelerin iyileştirici gücüne ve insan ruhu üzerindeki sağaltıcı etkisine odaklanmaktadır. Denemelerinde çoğunlukla özlem, farkındalık ve kişisel dönüşüm temalarını işleyen , "insan insana şifadır" anlayışıyla okurlarının kalbine dokunmayı amaçlamaktadır. Halen yaratıcı metinler ve hayatın içsel döngüleri üzerine çalışmalarına devam etmektedir.

POPÜLER YAZILAR