Pazartesi, Ağustos 24, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Yaşamın İçindeki Tozlar

Bazı şeyler gürültüyle değil, usulca eksilir. Bir ses çekilir evden, kahkahalar odaların bir köşesinde unutulur, bir insan gider ve geriye ise kimsenin fark etmediği bir misafir kalır: Toz.

Pencerenin içinden usulca sızan güneş ışıklarının belirmesiyle ortaya çıkar, öyle gösterir kendini. Tozlanmasın diye üstünü örtüyle örttüğümüz eşyalar korunur, hatıraların izi saklanır. Kısacası tozdan korumaya çalışsa bile tozlar görünen üst katmanına yerleşmiş olur. Bir yandan da görünmeyen, karanlık yerlerde misafir olur…

İnsan bazen en çok görünmeyen şeylerin içinde yaşar. Toz da onlardan yalnızca biridir. Varlığını ancak bir ışık huzmesi pencereyi bulduğunda fark ederiz. Oysa o, çoktan oraya yerleşmiştir; rafların üzerine, eski mektupların arasına, anı kutularının yamacına, unutulmuş bir kitabın ilk sayfasına… Sessizdir. Kendini duyurmaz, senin fark etmeni bekler.

Toz, konuşmadan anlatmanın biçimidir. Bir eve uzun süre uğranmazsa önce toz çöker sonra sessizlik yer edinir. Eşyalar mesela; haftalarca, aylarca aynı yerde durursa üzerine yalnızlık değil, önce toz çöker. İnsanların terk ettiği odalar, dönmeye cesaret edemediği evler, yıllardır açılmayan sandıklar… Hepsinin ortak dili tozdur.

Ne gariptir ki en çok sevilen eşyalar bile kullanılmadığında tozlanıyor. Demek ki sevgi tek başına yaşayamıyor; dokunmak gerekiyor. İlişkiler de böyle değil mi? Aranmadıkça, konuşulmadıkça, emek verilmedikçe üzerlerine görünmez bir ihmal tabakası çöküyor. Sonra insanlar birbirine yabancılaştı sanılıyor. Oysa yabancılaştıran çoğu zaman mesafe değil, biriken dokunulmayan, hissettirilmeyen toz oluyor…

Belki de hayat, kaybettiklerimizi unutmak için değil; üzerlerine çöken tozu incitmeden kaldırabilmek içindir. Çünkü bazı insanlar artık bu dünyada olmasa bile, çekilen fotoğraflarda, eski bir ceketin cebinde, çocukluktanan kalma bir hatırada ve nergis kokusunda yaşamaya devam eder. Onlar gitmez; yalnızca görünmez olurlar.

Ve insan, bir gün kendi ömrünün raflarına dönüp baktığında şunu fark eder: En değerli olanlar hiç eskimemiştir. Sadece uzun süre kimse dokunmadığı için üzerlerine zamanın tozu konmuştur. Belki de toz, yok oluşun değil; bir zamanlar çok sevilmiş olmanın en sessiz hatırasıdır.

Sonunda anlarız; toz, unutulmanın değil, bir zamanlar var olmanın kanıtıdır. Çünkü yalnızca yaşamış olanlar eskir, yalnızca sevilmiş olanlar iz bırakır ve yalnızca hatırlananların üzerine usulca toz yerleşir. Sevgiyle kalın…

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Asudegül Çelik
Asudegül Çelik
Çocukluğumdan beri kitap okumayı, resim çizmeyi hep çok sevmişimdir. 6,7 aydır çeşitli edebiyat dergilerinde öykülerim, denemelerim ve şiirlerim yayınlanıyor. Aktif olarak Ankara Üniversitesinde lisans eğitimi görmekteyim. Hobi olarak keman çalıyorum ve bunu ilerletmeye çalışırken bir yandan da edebiyatla ilgilenmeye devam ediyorum.

POPÜLER YAZILAR