Perşembe, Mayıs 28, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Karartı

Babası belinden deri kayışı çıkartıp Leo’nun kucağına gelmesini istedi. Çıplak ayaklarını yere sürüyerek, kan çanağına dönmüş gözleriyle öylece bakakaldı. Ellerini sıkarak yanına gelen Leo, yine aynı kâbusun içinde olmanın sancısıyla, “Baba lütfen yapma. Lütfen, söz bir daha yapmayacağım. Söz, senin dediklerinin dışına çıkmayacağım,”  dese de bunun onun için bir kader olduğunu biliyordu. Dayaktan sonra da babasının işkenceleri devam ediyor, bu azap hiç bitmiyordu onun için. Bu acı onun tüm bedenini sarmıştı, bir habis gibi. Duygularına, damarlarına, düşüncelerine ve hücrelerine yapışmıştı. Bu adamdan ölesiye tiksiniyordu. Onu sevmek için bahaneler arasa da bulamıyordu.

Okuldan dönmüştü. Çantasını kapısının girişine fırlattı. Annesi akşam yemeğini hazırlamıştı. Leo ellerini yıkamak için yukarıya lavaboya çıkmıştı. İndiğinde abisi Liam da gelmişti. Masada birkaç dilim çavdarlı ekmek, bir küçük tencere dolusu kuru fasulye, haşlanmış mısır ve çorba vardı. Tam yemeğe geçecekleri sırada kapı öfkeyle çalındı. Kapının ardında üvey babaları James vardı. Sanki galonlarca içkiyi yine midesine indirmiş, zil zurna sarhoş hâlde eve gelmişti. Nefesi öylesine içki kokuyordu ki bir çakmakla alev alacak kadar bünyesinde alkol vardı. Yemekleri kursaklarına dizilmişti yine. Odayı leş gibi saran içki kokusu da cabasıydı. Bir de buna nefesinin kokusu birleşince odadaki hava mide bulandırıcı ağır bir kokuya dönüşüyordu. Babası sızınca bu adi adamı odasına taşımak, annesi Victoria’ya düşüyordu. Bir yandan seviniyordu çilekeş kadın, adamın sızıp kalmasına. Yoksa yemediği ne dayak kalıyordu ne de adiliği. Baba dediği bu adam, içki içip sapıtınca ne dediğini biliyordu ne de yaptığını.

Herkes odalarına çekilmişti. Leo’nun odasına gelmesiyle ve uykuya dalmasıyla birlikte etraftı karanlık bir duman sardı. Uyanıp gözlerini açtığında yanında kız kardeşi Amelia’yı gördü. Kız kardeşine, “Neden buradasın?” diye sorduğunda Amelia donuk gözlerle kapıyı gösterdi. Amelia’nın yüzü kireç gibiydi. Sanki hayalet gibi duruyordu karşısında. Kız kardeşinin odasına geldiğinde Amelia’nın üzerinde üvey babasının gölgesi vardı. Zavallı küçük kız, hiç durmadan, “Lütfen baba yapma, canım çok acıyor. Söz bir daha sözünden çıkmayacağım,” diyordu. James zavallı kızın ağzını kapatıyor, zevk aldığı işi yapmaya devam ediyordu.  Kızın sesi duyulmasın diye de sol eliyle de zavallı kızın ağzını kapatıyordu. Gecenin ilerleyen saatlerinde uyandığında ve saate baktığındaysa vakit 3.27 gösteriyordu. Uyanır uyanmaz hemen Amelia’nın odasına gittiğindeyse kız kardeşinin mışıl mışıl uyuduğunu görüp gönül rahatlığıyla odasına çekildi.

Kendisinden üç yaş büyük olan abisi Liam ile sürekli tartışmaları oluyordu. Okuldan geldiği bir gün, yine okul çantasını sağa sola attı. Kardeşinin çantasını görmeyen Liam’ın ayağı bu çantaya takılınca bir hışımla Leo ile tartışmaya başladı. Kız arkadaşının önünde böyle bir kavgayı başlatması da odada bulunan Amelia’yı çok üzdü. Aralarına girdiklerinde Leo yeterince hırpalanmıştı bile. Bu sırada yine etrafta bilinmeyen bir karartı ve duman da vardı. Abisi ona ağız dolusu küfür etmiş, Leo’nun yüzünde ciddi çizikler ve yumruk izleri kalmıştı. Onun da üvey babasından bir farkı yoktu zaten. Yaşananları annesi görse bile bir şey yapamıyordu.

Yaşanan olayların üzerinden yaklaşık yedi sene geçmişti ki üvey babaları James odasında boğularak ve cinsel organı iğdiş edilmiş hâlde bulundu. Yatağın yanında bir deri kayışın da bulunması bazı şüpheleri beraberinde getirdi. Ölümün nedeni bir hesaplaşma gibi görülüyordu. Etraftaki eşyalardan ne bir eksilme ne de parasından bir azalma vardı. Yalnız dikkat çeken bir husus varsa o da adamın yattığı yerde siyahlara bürülü olması bu duruma daha şüpheli ve paranormal bir anlam katıyordu.

Yapılan araştırmalarda daha da ilginç bir olayla karşılaştılar. Adamın üvey çocuklarına ulaşılmak istenildiğinde ulaşılamamıştı. Bu olaydan bir buçuk sene önce elim bir yangın sonucunda feci şekilde can vermişlerdi. Daha da ilginç olanı, cinayet olayından birkaç saat öncesinde 911’e acil bir telefonun gelmesiydi. Peşinde bir karartının olduğunu, onu takip ettiğini üvey oğlunun hâlen peşini bırakmadığı yönündeydi. Fakat adres tespiti yapılamadan hat kesilmişti.

Olayların bir diğer şüphelisi ise Leo’nun annesi Victoria idi. Kadın, ölen kocasının çok kötü biri olduğunu, üç çocuğunun kaybına bu adamın sebep olduğunu söylüyordu. Dahası yaşadıklarından, Amelia ve Leo’nun yaşadığı olaylardan dolayı James’i suçluyordu. Yangından kendisini zar zor kurtardığını, ağır yarala aldığını yineliyordu.

Ve Victoria’nın son sözleriyse şu oldu; “Tanrı bildiklerimden ve sustuklarımdan dolayı beni böyle cezalandırdı, ben de onu. Görüyorsunuz işte, vücudumun çoğu yandı. Oğlum Liam ve Leo’nun lanetiyle James cehennemde yer bulsun. O bizim canavarımız oldu, ben de onun şeytanı.”

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Birgül Karagöz
Birgül Karagöz
1976 Ankara doğumluyum. İşletme bölümü bitirdim. Pandemiyle birlikte yazıya yöneldim...İlk kitabım olan "NÂR-I AŞK" kitabım 2023 yılında yayımlandı. Aynı yıl ikinci kitabım olan "HAYATLA TANGO" kitabım yayımladı. Çünkü Kadınız sitesi başta olmak üzere çeşitli sitelerde içerik yazarlığı yapmaktayım.

POPÜLER YAZILAR