Ne muhteşem!
Bana ait olmayanları üstümden sıyırmak…
Anadan üryan dolanıyorum hayat sokaklarında…
Şimdiki aklım olsa dediğim hâl ile,
İçimden taşan kabul ile,
Güneşi, bulutları ilk kez görürcesine…
“Delirmiş olmalı,” diyorlar görenler;
“Bu hâl ile çıkılır mı meydane?’’
Bilmezler meczuba dönüp olmuşum divane…
Yeniden dokunuyorum toprağa, suya
Çökmüş, pes etmiş mayam kabarıyor.
Siyahlara boyadığım her yer, aşkla aydınlanıyor.
Hüzün, acı, gözyaşı, her ne varsa ruhumu büyüten azıkmış.
Meğer ne çok çağırmışsın beni,
Yalnız bildiğim her an kendimi…
Nasıl da içimdeymiş rahmetin,
Kula kul olmaktan kapalıymış yüreğim.
Kulluktan istifa edince bencil ilan edildim.
Olsun varsın,
Ben onlardaki nefeslerle bilindim.
Bilinç gocuğunu giydim sırtıma,
Talebe olarak düştüm yeniden yollara…
Varlığım yok imiş meğer, ben bildiğim ne var ise;
Hepsi sana varmak için uzanan sıralı merdivenler…



