O gün sahile büyük bir mutlulukla gitmiştim. İçim dışımdan taşıyordu sanki. Gökyüzü tüm güzelliğiyle karşıladı beni; deniz dalgasız, dingin, masmaviydi. En sevdiğim güneş yerli yerindeydi… İçimde seneler sonra yeşeren bir umut kırıntısı vardı. Evet kırıntı, kırıntı diyorum, çünkü bu umut kırıntısı bile yetmişti mutlu olmama. Hayat bambaşka görünmeye başlamıştı o gecenin sabahında. Bir ilkbaharı yeniden müjdeliyordu etrafım bana. Kulağımda yılların yorgunluğunu, üstündeki ölü toprağını atmış insanların coşkulu sesleri vardı; eşlik ediyordu benim içimdeki tarifsiz duygulara. Derken olan oldu! Yüzyıllardır olan şey oldu. Öldürdüler umudu! Yaşatmadılar çok, kursakta bir mutluluk daha kaldı. Astım umudumu ben de içimdeki kırık dala… Kim bilir belki başka bahara…



