Salı, Ağustos 11, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Elimde Kalan

Masamın üzerine konan dosyaların pat sesiyle beraber gözlerimi bilgisayarımdan ayırıyorum. Odaklanmaktan dolayı sızlayan göz çukurlarımı ovalarken, “Yeni mi, devam mı?” sorusunu yöneltiyorum arkadaşıma. 

Ekipteki çaylaklardan birisi olsa ne dediğimi anlamaz belki, fakat beraber on kışı devirdiğimiz arkadaşım anlıyor. 

“Devam edilecek dosya. Sanırım geçen gün şifreleri kırılan bankayla ilgili olan,” diyip yoluna devam ediyor. 

Ben de dosyayı yarın bakarım, diye bir kenara fırlatıp atıyorum. Ekrana dönmeden önce çekmeceden gözlüklerimi alıyorum. Yalnızca dinlendirici demişti doktor. Bunca süre bilgisayar kullanan insanların ihtiyacı olurmuş, gözler mühimmiş, dikkat edilmeliymiş.

Gözlüğümü elimde çevirirken ilk ne zaman buna ihtiyaç duyduğumu hatırlamaya çalışıyorum. Bu işe başladıktan iki sene sonraydı sanırım. Gözlerimin puslu görmesi, günlerce kızarık durması, sürekli kaşınması… Sonunda direnmeyi bırakıp doktora gitmiştim. 

Önceden böyle değildim halbuki. Sabahlara kadar kısık ışıkla kitaplar okumuş, bilgisayarda saatlerce yazmış, el yazması kitapların sahaf tezgâhlarında eskimişlikten birbirine geçmiş harflerini tanımaya çalışmış ama yine de gözlerimin sağlığını korumayı başarmıştım. Zamanla kısık ışık da elimden alınmıştı. Telefonum, tabletim hatta anahtarlığımdaki fenere kadar ne varsa el koyulmuştu. Okumaya bu kadar hevesliysem derslerime odaklansam iyi olurmuş, biz orta düzey bir aileymişiz, keyfe keder okumayıp adam gibi bir bölüme gidip tez elden paraya kavuşmalıymışım.

Gözlüklerimin elimde çıtırdamaya benzeyen sesini duyunca kendime geliyorum. Bilgisayarımın başına dönüp gözlüklerimi takıyorum. Bunlar olalı altmış mevsim geçti, ben hâlâ etkisinden kurtulabilmiş değilim. Keyfe keder saydıkları edebiyat mazide kaldı. Sahiden kalmış mıydı, yoksa benimle beraber şu an bile burada mıydı?

Dosyaların üzerinden uzanıp bilgisayarın ekranını kapatmak istiyorum. Elim ekran üzerindeki düğmedeyken masada duran fotoğraf dikkatimi çekiyor. Minik beyaz kedisine sarılmış duran oğlum bana gülümsüyor. İkinci yaş günündeki mutluluğu gözümün önünde kalıyor saatlerce, günlerce, yıllarca. Düğmenin üstündeki elimi çekiyorum. Artık orta düzey bir aile sayılmasak da bu kez düğmeden elimi çekmemin sebebi de yine bu fotoğrafta yanımızda olması gereken adamın olmayışı. 

Eksik hislerini tamamlayamayacağım oğlum için kendimi eksik bırakmayı seçiyorum. Kenara ayırdığım dosyayı önüme çekip incelemeye başlıyorum.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
İrem Alkuş
İrem Alkuş
Hayat telaşı içinde yazma hayallerimi rafa kaldırmıştım fakat Hatice Dökmen ile karşılaşınca içimdeki yazma ateşi alevlendi. Zeynep Kahraman Füzun, Hatice Dökmen gibi isimlerden yazarlık atölyeleri aldım. Eserlerimle Kibele Kültür ve Sanat Dergisi’nin sitesinde, e-dergilerinde ve matbu sayılarında yer buldum.Müsvedde Dergisi, Edebi Dergi’nin, Kor Dergi, Senfoni gibi dergilerde yer aldim. Derleme bir kitap olan İçimde Kalan Cümleler kitabında yer almaktayım. Hazırlık sürecinde bulunan üç derlemede daha yer alacağım.

POPÜLER YAZILAR