Pazartesi, Şubat 9, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Beyaz Bir Sayfa

Mersin’in Arslanköy köyü, o gün sabaha beyazla uyandı. Kar sandınız hemen ama değil; duru bir sessizlikti. Sanki dağların zirvelerine çöken sessizlik gibi. Ya da yolunu bulmaya çalışan dağcıların inançlarını kaybetmeden sukûnetle içlerinde bastırdıkları, sevdiklerine kavuşma anında ilk bırakacakları sessizlik gibi.

Ümmiye, evinin önünde durup, kapının eşiğine baktı. Eskimişti.Yıllarca aynı yerden girip çıkmaktan aşınmıştı. Bugün farklıydı sanki: geçmişle gelecek arasında çizilen ince bir çizgi gibi.

Elinde hiçbir şeyi yoktu.

Ne bir diploma.

Ne bir ünvan.

Ne de bir garanti.

Sadece içinde yankılanıp duran o ses vardı: “Bu hayat bana yetmiyor.”

Beyaz bazen temizliktir, bazen masumiyet, bazen boşluk ve sınırsızlık bazen de korku.

Çünkü beyaz, hiçbir şeyin saklanamadığı renktir.

Ümmiye bunu biliyordu. 

İlkokul sonrası eğitim hayatına devam edemedi ama bol bol kitap okuyarak kendini geliştirdi. Harfler ona yol olurken, cümleler kaçamadığı yerlerden kaçış kapısı oldu.

“Anlatmazsam eksik kalacağım,” diye geçirdi içinden.

İşte o gün, beyaz bir sayfa açıldı hayatında.

Ne sahnesi vardı,

Ne ışığı,

Ne de seyircisi.

Ama köy meydanı yeterince genişti. Kadınların sessizliği yeterince büyüktü.Ve anlatılmayı bekleyen hayatlar … çoktu.

Önce biri geldi.

Sonra bir başkası.

Kimi utangaçtı, kimi korkak.

Hepsi beyazdı aslında.

Üzerine yazılmamış boş bir sayfa gibi.

Ümmiye, onlara roller vermedi.

Onlara kendilerini verdi.

“Sen ne yaşadın?” dedi.

“Sen nerede sustun?”

“Sen ne söylemedin?”

Beyaz sayfa dolmaya başladı.

Gözyaşıyla, kahkahayla, öfkeyle.

Ve o an, tiyatro doğdu.

“Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu” 2001’de Ümmiye Koçak tarafından böyle kuruldu. Bugüne kadar on bir tane oyun yazdı. Oyunlarda kadınların yaşamına, köy sorunlarına, eşitsizliklere ve toplumsal sorunlara değindi. Topluluğun oyunları, Türkiye genelinde beş yüzü aşkın kez sahnelendi. Otuz bini aşkın kişi tarafından izlendi. Aldıkları çağrılara “Davet edin, gelelim!” mesajıyla geri dönüp, çeşitli sahne programları gerçekleştirdiler. Ümmiye, topluluğuyla, Almanya’daki Avrupa Tiyatro Festivali’ne katıldı. Farklı ülkelerden gelen tiyatro grupları ile birlikte sahne aldı. Onur ödülleri birbiri ardına geldi. 2025’te “Yılın Tiyatrocusu” seçildi. Tüm bu ödüller ve topluluktaki tüm kadınların başarıları, onun azminin ve eşsiz ruhunun kanıtı oldu.

Sonra bir gün, hikâye sahneden taştı.

Bir perdeye sığdı.

Bir filme dönüştü.

Beyaz perde…

Ümmiye için yeni bir başlangıçtı.

Kameralar, ışıklar, yabancı şehirler…

Ama o hâlâ aynı kadındı: Köyünden çıkmış, kendi hayatını yazan.

“Yün Bebek” 2013’de senaryosunu yazdığı, yönettiği ve kadın oyuncularla çektiği ilk uzun metraj sinema filmi oldu. Kadına yönelik şiddet, köy yaşamı ve kadın dayanışması gibi toplumsal konular filmin konusunu oluşturdu. Filmi çekebilmek için büyük zorluklara katlandı. Tarlada çalışarak biriktirdiği paraları son kuruşuna kadar filme harcadı. Film, New York Avrasya Film Festivali’nde “Sinemada En İyi Avrasyalı Kadın Sanatçı” ödülünü kazandı. Fakat maddi olanaksızlıklar yüzünden ödülü almaya gidemedi.

“Bu ödülü Amerika’da festival salonunda almak isterdik,” dedi. Dünyanın başka bir yerinde alkışlandığında doğru yolda, doğru şeyler yaptığını düşünerek gururlandı.

Ümmiye Koçak’ın başarı öyküsü sadece bir tiyatrocu olmanın ötesinde, toplumsal bir dönüşüm hikâyesi olarak kabul ediliyor. 2025 yılında hayat hikâyesi, öğrencilere rol model olması amacıyla 5.sınıf Sosyal Bilgiler ders kitabına kondu. Bir köy kadınının sınırlı eğitimle bile büyük etkiler yaratabileceğini gösteren güçlü bir figür Ümmiye Koçak.

Türk Telekom’da, 2017’de yönetmenliğini kendisinin üstlendiği reklam filminde onu, ünlü futbolcu Cristiano Ronaldo ile birlikte oynatarak taçlandırdı.

Ümmiye Koçak, altmış sekiz yaşında, otuz dört yıllık evli ve iki çocuk annesi.

Mersin Arslanköy’de yaşıyor.

Hâlâ aktif yaşamın içinde.

Kadınların sesini tiyatro aracılığıyla duyurmaya devam ediyor.

Yeni oyunlar hazırlıyor, topluluğuyla sahnelerde yer alıyor.

Sosyal  ve toplumsal sorunları, sanat yoluyla anlatan projeler üzerinde çalışıyor.

Kadınların güçlenmesi ve hikâyelerini dünyaya duyurma misyonunu sürdürüyor. 

Hâlâ yazıyor.

Hâlâ sahnede.

Hâlâ anlatıyor.

Çünkü beyaz bir kez açıldı mı, kapanmaz.

Beyaz, artık onun için “boşluk” değil.

İhtimal.

Cesaret.

Yeni bir sayfa.

*https://indigodergisi.com/2017/11/ummiye-kocak-kimdir/

* www.ummiyekocak.com

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Ayda İmer
Ayda İmer
Yeditepe Üniversitesi Hazırlık Okulunda İngilizce Öğretim Görevlisi.Yıldızlar Dökülür Gecelerimden, Çiçek Açan Öyküler, Her Sonbahar Gelişinde ve Görülmemiştir kollektif kitaplarının yazarlarından biridir.

POPÜLER YAZILAR