Salı, Ağustos 11, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Var Mısın Yok Musun?

Sabah 6:58
@ladolcevita_ gözlerini açar açmaz telefonunu yastığın altından çıkarıyor. Daha uykusu açılmadan “günaydın story’si” çekme telaşına kapılıyor. Perdeleri hafifçe aralıyor, odadaki ışığın “soft” durduğundan emin oluyor. Saçını dağıtıyor, yastık izlerini düzeltiyor, sonra da “uykudan yeni kalkmış doğal güzellik” havası vermek için iki farklı açıdan video çekiyor. Nihayet seçtiği karede hafif Valencia filtresi, cildi parlatma efekti ve gözaltı morluklarını yok eden sihirli yumuşatma açık.

“Günaydınnn… Yeni bir güne merhaba diyoruz ☀️ Hayatın tadını çıkarmayı unutmayalım!”

Gerçekte ise gece üç buçuğa kadar kaydırma yaparak uyumamış, gözaltları şiş, saçları yağlı ve ruh hali berbat. Ama bunları kimse bilmiyor. Birkaç yüz beğeni gelene kadar her şey yolunda.

Saat 08:40
Kahvaltı hazırlığı. Masayı yapay zekâ uygulamasında özenle kuruyor; renkli tabaklar, taze meyveler, organik granola, latte art yapılmış kahve. Aslında dün akşamki siparişten kalan soğuk tostu yiyecek fakat bu kimsenin ilgisini çekmez.

“Kahvaltının mutlulukla ilgisi kesinlikle var. #mutlu #şükür. Sağlıklı beslenmek benim için bir yaşam tarzı 💚

Saat 11:15
Evde “spor” zamanı. Dar spor kıyafetlerini giymiş, yüzüne ter efekti veren filtreyi açmış. Halı olmayan dar koridora indirim sitesinden aldığı ucuz matı atmış, üzerinde esneme hareketi yapıyor. Kamera açısını gym salonu gbi görünecek şekilde ayarlıyor. Aslında spor salonunun üyeliği aylar önce iptal edilmiş. Çünkü kredi kartı limiti patlak. Story hazır.

“Sabah sporu yapılmazsa günün enerjisi olmaz 🔥

Öğlen 13:30
Yemek molası. Bu sefer dışarıda bir kafede gibi görünmek için evin pencere kenarına oturuyor. Sipariş ettiği yiyeceği özenle tabaklıyor, arkaya birkaç bitki ve kitabını koyuyor. Kamerayı masaya yerleştirip en iyi açıyı bulana kadar tabağın yerini üç kez değiştiriyor.

“Öğle yemeğimde keyif almayı seviyorum, siz de alın. Yummy!” 

Oysa o an midesi bulanıyor, aklından “Bu ayki kira nasıl ödenecek” sorusu geçiyor ve yanında kimsenin olmadığını düşündükçe boğazı düğümleniyor. Ama bunları yazmak yok. “Basit” dertler görmeyi kimse istemez. Ya harika olacaksın ya da ölümcül hasta. Ortası olamaz.

Saat 16:10
“Kendime zaman ayırıyorum” vakti. Banyoda küveti doldurmuş, indirimci kozmetik zincirinden alınmış duş köpüğüyle bolca köpük yapmış. Telefonu su geçirmez tutucuya yerleştiriyor. Gözlerini kapatıp “rahatladım” ifadesi takınıyor. Arada bir gözünü açıp kameraya bakıyor, gülümsüyor. Loş ışık, mumlar, yumuşak filtre… Hepsi uygulama üzerinde özenle yerleştiriliyor. Yaşasın Gemini!

“Bazen durmak ve nefes almak gerekiyor.” Gözünü kapatmış utanan maymun emojisini de iliştiriyor. 

Çekim bitince yerlerin ıslanmaması için küvetten dikkatle çıkıp hemen havluya basıyor. Yerler ıslanırsa alt kata rutubet iniyor. 

Akşam 19:45
Gün batımı ritüeli. Pencerenin önüne geçmiş, rüzgâr efekti için vantilatör çalıştırmış. Saçını savuruyor, kollarını iki yana açıyor, derin derin nefes alıyor. Birkaç video çekiyor. En duygusal görüneni seçiyor; hafif hüzünlü ama umutlu bakış, yumuşak sarı filtre.

“Hayatın güzelliği küçük şeylerde gizli… Teşekkürler evren

Gece 22:30
“Gerçek ben” zamanı. Işıkları iyice kısıp yatağın kenarına oturuyor. Bu sefer filtreyi minimumda tutmaya çalışıyor. Gemini iş başında. Ayakucuna pofuduk bir kedi konduruyor. 

“Bugün de dolu dolu bir gündü. Umarım sizlerin de güzel geçmiştir. Nite nite!”

Oysa gözlerindeki yorgunluk gerçek. Hayata karşı rol kesmekten bitap düşmüş. Kamerayı kapatır kapatmaz derin bir iç çekiyor. Telefonu elinden bırakamıyor. Beğenileri, yorumları, “senin hayatını istiyorum” yazan mesajları tek tek okuyor. Her yeni kalp, ona bir süre daha “yaşıyorum” hissi veriyor. Her yeni etkileşim bir doz daha dopamin vuruşu sağlıyor.

Gece 01:40
Hâlâ uyumamış. Karanlık odada telefonun ekran ışığı yüzünü aydınlatıyor. Kendi story’lerini tekrar izliyor. Bütün gün yarattığı o kusursuz kadına bakıyor, dudak kenarında emanet bir tebessüm… Bir yandan da yeni story fikri arıyor. Uyumak istemiyor, çünkü uyursa bildirimleri kaçıracak.

@ladolcevita_ böyle geçiriyor günlerini. Uyanmaktan uyumaya kadar her anını, en iyi filtreyi, en doğru açıyı, en etkili ifadeyi bulmak için harcıyor. Gerçek duygularını, korkularını, yalnızlığını, maddi sıkıntılarını, tükenmişliğini arka plana itiyor. Çünkü bunlar “içerik” olmuyor.

Döngü gün boyu tekrarlanıyor. Paylaşım yap → Beklentiye gir → Beğeni gelirse dopamin patlaması → Az gelirse kaygı ve boşluk hissi → Hemen yeni paylaşım yaparak rahatlama arayışı.

@ladolcevita_ artık bu döngünün farkında bile değil. Beğeni azaldıkça daha “çarpıcı”, daha “mükemmel”, daha “mutlu” içerikler üretiyor. Daha fazla filtre, daha fazla mimik, daha fazla yalan. Çünkü beyni o küçük kimyasal ödüle tamamen bağımlı hale gelmiş durumda. Gerçek duygularını bastırıyor, yalnızlığını gizliyor, tükenmişliğini örtbas ediyor. Hepsi anlık “yeterli ve iyi hissetme” dozu için. Sosyal medya bağımlılığı en sinsi halini almış. Sanal kimliği gerçek kimliğinden çok daha baskın ve talepkâr hale gelmiş. Telefonundaki renkli ikonlar artık bir kaçış değil; kendi yarattığı yalancı hayatın hapishanesi. Ve o, bu hapishanede her geçen gün gerçek dünyayı biraz daha askıya alıyor.

Gerçek hayattaki ilişkileri zayıflıyor, çünkü yüz yüze sohbetlerin dopamin etkisi bir beğeni kadar güçlü değil. Derin düşünme kapasitesi eriyor, çünkü beyni sürekli hızlı geçişlere, kısa videolara, anlık tepkilere programlanmış. Yalnızlık hissi artıyor ama bunu kabul etmek yerine daha fazla içerik üreterek bastırıyor. Maddi ve manevi tükenmişlik derinleşiyor, dışarıya yansıttığı tek şey “hayat harika” illüzyonu. En tehlikelisi de bir süre sonra kendisi de yarattığı bu illüzyona inanmaya başlıyor. Filtrelenmiş versiyonu gerçek benliğinden daha tanıdık geliyor. Gerçek benliği ise yabancı, utanç verici ve değersiz hissediyor. Dışarıda gerçek bir hayat devam ederken, o hâlâ ekranın içinde, filtrelenmiş bir versiyonunun alkışlarıyla beslenmeye çalışıyor.

Peki ya bir gün o devasa sunucuların fişi çekilirse? Bildirimler sustuğunda, beğeniler kesildiğinde geriye kim kalacak?

@ladolcevita_ kim diye merak eden olup da kontrol eder mi, bilmiyorum. Ben yazarken buna bakmadım. Böyle bir kullanıcı varsa üzerine alınıp rahatsız olmasın. Anlattığım kişi kendisi değil, emin olabilir. Bu yazıda geçen @ladolcevita_ benim, bu yazıyı okuyanlar, arkadaşlarımız, eşimiz, çocuklarımız… Ezcümle hepimiz @ladolcevita_’yız.

Önceki İçerik
Yücel Cüre
Yücel Cüre
Otuz beş yıl bilişim sektöründe klavyeyle haşır neşir oldu, ama mesaisi sadece işle sınırlı kalmadı. Editörlük, yazar koçluğu ve eğitmenliğin yanı sıra, kurucusu olduğu "Çünkü Kadınız Kolektifi" çatısı altında sosyal sorumluluk projeleri yürütüyor. Kelimelerin hayatı dönüştürme gücüne inanıyor ve bu sihrin peşini bırakmaya hiç niyeti yok.

POPÜLER YAZILAR