Toz arşiv gibidir. Güçlü bir hafızaya sahiptir. Bir köşede ya da zeminde birikerek, anılara şahitlik edebilmek ve zamanın izlerini koruyabilmek için sessiz, kusursuz ve etkileyici bir direniş gösterir. Bazı anlar, anılar ya da insanlar, bir toz zerreciğinin direnişinde yeniden hayat bulur. Bazen hiç beklemediğimiz bir anda bazen de tam olması gerektiği zamanda arşivden çıkıverir gizli saklı kaldığını sandıklarımız. Oysaki arşivde duruyordur hepsi, tozun hafızası kutsal bir hazine gibi özenle saklıyordur her şeyi. Zamanın derin izleri asla silinmez çünkü, ne ruhundan ne kalbinden ne de hafızandan. Zaman uçup gider ve izleri kalır ardında. Belki de yok olup gitmez, sadece yıpranır akrep ile yelkovanın aceleci adımları. Hatta öyle anlar olur ki insanın ömründe, asla eskimez onlar. Bilakis eskidikçe yaşattıkları his daha da tazelenir içinde.
Çerçeveler, sandıklar, kitaplar, aynalar, raflar, ayakkabılar, her şey tozdan nasibi alır ama en çok da mazinin sayfalarındaki toz acıtır insanın içini. O sayfalardaki toz, ölümü, hatırayı, hayal kırıklıklarını, özlemi, gelip geçiciliği, zamanın acımasızlığını temsil eder çünkü. Bazen gecenin bir yarısı o sayfalardan birini açıverirsin zihninde ya da kendiliğinden önüne düşüverir satırlar; belki bir veda sahnesi çıkar önüne, belki sesi hâlâ kulaklarında yankılanan bir kahkaha, belki izleri kalbine sinmiş sımsıcak bir an, belki de hiç yürüyemediğin bir yolun hayal kırıklığı karşılar seni. Bir anda o devasa arşivin içinde gezinirken buluverirsin kendini. Belki hüzün, belki acı, belki özlem, belki hayal kırıklığı, belki de mutluluk eşlik eder soyut adımlarına. Kim bilir, belki de adını koyamazsın o anlarda hissettiğin duygunun. Öylesine karmaşıktır hislerin. Parmak ucunla sayfaya dokunduğun anda, sessizlik dile gelir âdeta. Hislerine tercüman olmak istercesine, birden hareketleniverir usta birer direnişçi olan toz zerrecikleri. Belki usul usul, belki de dans edip şarkılar söyleyerek ruhuna saçılan zerrecikler, geçmişi uyandırmanın somut izleri olur senin için. Bazen de öyle sayfalar olur ki mazi defterinde, tek bir toz zerresine dahi rastlanmaz o satır aralarında. Çünkü o sayfayı tozlandırmaya, insanın gönlü razı olmaz…



