Pazar, Kasım 23, 2025

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Bir Asırlık Ömür

İsmet Kür

Oturuyoruz uçmağda
Başım, ablamın omzunda
Dizlerimde kızım,
Saçlarını okşuyorum.
Doğduğum günü görebiliyorum
Öldüğüm günü de.
Ben İsmet Kür,
Kitaplarım hâlâ raflarda
Cumhuriyet’in 102. Yaşında
Yaşamaya devam ediyorum.

29 Eylül 1916 İstanbul
Sabahın erken saatleri, Galata Köprüsü’nün tahtaları gıcırdarken Boğaz’ın üstünde ince bir sis dolaşıyor. Balıkçı kayıkları suya açılmış, ağlar eskisi kadar dolu değil; savaş, her yerde hissediliyor.
Öğleye doğru Süleymaniye’nin kubbelerinden ezan sesi yayılıyor. İstanbul’un bütün yorgunluğu, umudu, duası göğe yükselmiş gibi.
Gün sonunda Pera’da bambaşka bir İstanbul karşılıyor beni; gaz lambalarının ışığında tiyatro afişleri, kahvelerden yükselen piyano sesleri… Ve ben, o gün doğuyorum, Göztepe’de bahçeli, ahşap bir evde, şehrin ihtişamını ve kırılganlığını, iliklerime kadar hissediyorum.

Yaşamak 
“Ne cazip şey
Yaşamak:
Güneş’le güneş olmak
Su’yla
Su olup akmak.
Maddeyi silkip atmak
Karışmak tabiata.”

Canım ablam Nusret, çabalamadan sahip olduğum çiçekli yolum. Daha on bir yaşındaydım, ilk şiirim yayınlandı. Ne güzel yol aldın, ne güzel yol açtın bana. Daha küçücüktüm şairlerin, yazarların, kitapların arasında buldum kendimi. Edirne’ye geldim ardından, öğretmenliği de yazarlığı da şairliği de senden bildim. Yazdığım kitapların ilk tohumunu seninle attım. Sonra buldum yolumu, kendim oldum. Öğretmenliği, çocukları çok sevdim. Evlendim sonra, kızlarım oldu. Kızlarıma yol oldum, kendi yollarını bulana değin. Işılar elle tutmak istedi sanatını, Pınar benim yolumu da aştı. Bambaşka bir dille yazdı kitaplarını, hayranlıkla okudum. Çocukluğumu hiç bırakmadım, içimdeki anneyi de.

Yarısı Roman
Yetmiş dokuzumda yayınladım ilk hatıralarımı. Bitiremeden öleceğim diye korktum. Hatıralarımı yazmaktan ziyade, yaşadığım döneme tanıklık etmek istedim. Sessizce ölmek istemedim. Roman yazmaktan zordur gerçekleri yazmak. İyisiyle kötüsüyle, sevinciyle, hüznüyle kaleme aldım yaşadıklarımı. Mektuplaşmalarımızı bile ekledim sonuna. Bir de benim gözümden görün, Cumhuriyet’in ilk günlerini, sonrasında olanları, bir kadın olarak mücadelemi, önyargıları kırmağa olan uğraşımı bilin istedim.  

99. Kat Şiirleri
“İnsan
Biraz kemik
Biraz et
Ve bir yığın
Gaflet…

Hayat
Budala bir sağırın
Durmadan
Tekrarladığı
Şarkı…

Dayanamıyorum…
Buna rağmen
Ben
Ne bu gafletten
Kurtulmak,
Ne bu şarkıyı
Susturmak
İstiyorum.”

Büyük şehirlerdeki tüm doksan dokuzuncu katlardan baktım, atladım da yazdım. Yaşlılığımdı belki, hiç kaybetmedim körpe İsmet’i. Yaşamak gafletine düşmüş insanın her yaşını, her yasını yazdım.

Onuncu Sigara
“Acıyı duymak, duyurmak için ille de yaşamış olmak gerekmiyor.” İlk romanımdı onuncu sigara, içemediği son sigarasını yazmıştım Yosun’un. Buna gelene kadar nice öykü, oyun, çocuk kitabı, anı kaleme almıştım da bu başkaydı. Yosun olmak, kadın olmak, yüzleşmek belki de gelmiş geçmiş tüm yaşantılarla kurgunun ardında.

Yıllara mı Çarptı Hızımız
“Bir elimde gözlük
Öbüründe baston,
Cilveleşiyorsam
Deniz’le, Kuş’la, Ağaç ’la

Ben, yaşamışım, be kardeşim,
Yaşıyorum da.”

Kim derdi ikinci cildi gelecek anılarımın. Maviye boyadım saçlarımı, yaşıma başıma bakmadım boyadım. Daha ellilerimde ölmeğe yakın bulurken kendimi üstüne onca yıl daha yaşadım. Pembe gözlüklerimi, mavi cevahirimi çok sevdim.

21 Ocak 2013 İstanbul
Ayazağa’da sanırlar beni 
Uçmağdayım.
Kitaplarım, okurlarım
Siz var oldukça
Daha çok yaşarım ben,
Daha çok yaşarım.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Aysel Demiral
Aysel Demiral
Artvinli. Haliyle ormanı, dağı, denizi çok seviyor. 2008 yılından beri ortaokullarda matematik öğretiyor. Aynı zamanda akıl-zekâ oyunları öğretmeni ve eğitim danışmanı. Çeşitli kitap kulüplerine üye. Okumayı ve yazmayı çok seviyor. Duyguların gücüne inanıyor ve onları sözcüklere dökerek hafifliyor.

POPÜLER YAZILAR