Pazartesi, Şubat 9, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Ak Tenli Gelin

Sahnelerin şıklığıyla yarışan kadın, asalet rengi tuvale yansıdığında,

Yüzünü örten duvak açıldı, görebildiler mi ne kadar kırılgan olduğunu,

Uzun bir yolun başında, elinde çiçek buketi, üzerinde saflık nişanesi,

İffetine gizlenmiş, saklı kalmış elmasın güzelliği podyumlarda.

Titrek adımlarla dik durmaya çalışan masumiyetin sesi kulaklarda,

İşte sadeliklerle gelen zaman koridorlarında yürümeye çalışıyor, o gün,

Bakın, karın sessizliğinde aradığı sade bir nefes, nasıl ferahlatmış sesini,

Duygularında saklı bütün yangını söndürmüş; usulca huu…lara sarılmış duyular,

Yanağına usulca dokunup vermiş yılın güvercini, müjdesi masum bir öpücük.

Gidişlerin ardından bakakalan son yaprak el sallamış; sen de selam gönder,

Beyaz çiçek kaplı defterin ilk sayfası açılmış, kalem kutusu etrafa saçılmış.

Büyük el kitabı sessizliğini bozmuş; senenin iyiliği baharında belli olacak.

Kendini rahat bırakacağın bir yer ara; durup nefes alabileceğin sakin bir alan olsun, 

Bilirsin ilkgençlik çağı, taze yeni açmış bir beyaz orkide gibi saf ve duru,

Her ne varsa bu sene’dedir yok sayma; kendini bırakman ne hoş olur sayfaya,

Ne olsa da seni keser, gül bahçemi gör de baharımı anla da konuş.

Oyun kur, kör gibi, her yana el uzatma, sene sene’ye can yakmadan gelsin,

Yaprak yaprak geçen yıllar; sen, sana iyi gelene bak, takvim sayfalarında,

Duydum ki can yanmış, canlar candan geçmiş; hepsi cana zehir, şeker gibi de olsa.

Senin suçun ne, güneşe kör ise bir kimse; ayda yolunu şaşırana ne dersin?

Seyyah ne söylemiş; seyahat denemelerimi dinlemek ister misin, 

Cehaleti bırakamayan dalaletin kucağında ziyandadır.

Şahsiyet yoksullarının kriterlerini eriten beyazlık, iyiliğin rengi,

Kadının samimiyeti, bakışı, hâli, tavrı sesiyle sembolleştiren güç.

Dil uzana biliyorsa çirkinliğe; saflıktan soyunmuş kurnaz bir tilki olur,

Ruha, her an hayat veren tatlı mehtapta Gülsuyu ile yıkanan güzeldir,

Musa’nın kısası ne der, “Yed-i Beyza” (bembeyaz, parlak el) mucizesi,

“Türlü oyunlar, illet ve hastalıklara karşı korku gelirse, elini tekrar koynuna sok.”

Bizi, seni “ismet” (masumiyete) davet eden, sadece bir renk değişikliği, değiliz.

Söylenen şu ki, kadına en güzel yakışan onun zarafeti, bekâretindeki duruşu,

Derinlerde oluşan incinin hikâyesi gibi; yunusun kursağında parıldamayı bekleyişi,

Çocukken öğrenmiştir kadın, hesap yapmadan vermeyi,

Kendindeki saflığı en sona koymayı; isteği takdir edilmek, onaylanmak.

İçindeki bekâretin ne kadar kıymetli olduğunu zamansız ögrenecektir,

Şartlar sunulur zarif omuzlarına, öğretiler asılır, taşıyacaksın,

Saflık sadelik kendi ihtiyaçlarından vazgeçmek olduğu düşündürülür,

Sadık olmak istismara katlanmak demek olduğuyla susturulur, 

Yıllarca o çocuk kalıp da, hep öyle davet gelir, hislerinde gizlenen saflığın sadeliği,

İnanır, tehlike nedir bilmeden, safça çocukça işaretleri göremeden,

Mükemmel bir eşleşme arar durur bulanık sularda ve sonunda “ismete” ulaşır,

Zaman gelir, ak saçlar ak giysiler içinde, pamuk bulutlar gibi semada yerini alır.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Gülseren Karagülle
Gülseren Karagülle
1962 Gaziantep doğumluyum, 26 yıldır İstanbul'da yaşıyorum. Açık öğretim Lisesinden mezun olduktan sonra birçok kişisel gelişim programına ve yazarlık atölyelerine katıldım. Bir kadının yaşayabileceği ne kadar meşakkat varsa yaşadım, yaşadıklarımdan bir şeyler öğrenmeye çabaladım. Hobilerim Geleneksel tıp, astroloji, sayıların gizemi, mizaç ilmi, doğal enerji taşı, karakterlere göre dizim.

POPÜLER YAZILAR