O akşam işten geç çıkmış, çok yorgun ve çok mutsuzdum. Ağlamamak için dışarıda oyalanıyor, mahalledeki cafe, dükkân ve marketleri geziyordum. Eve gidemezdim çünkü biliyordum eve gittiğimde baktığım her köşe, girdiğim her oda onu hatırlatacaktı bana. Dile kolay, on yıllık birlikteliğimizi bitirmişti bir mesajla. 9 kelime, 49 harf, 2 noktalama işareti!
On yıllık beraberlik. Aslında ufak tefek şikâyetlerimiz vardı elbette ama kimin yok ki? Birbirimizi kırmamaya hep dikkat ettik. Ben onu kaybetmekten çok korkardım. Bir kere alışkanlıklarımız vardı. Artık çok fazla konuşmamız gerekmiyordu anlaşabilmek için. Başka heyecanlar aramaya gerek yoktu. En azından ben öyle düşünüyordum. Şimdi düşününce bu ayrılığın sinyallerini vermiş bana diyorum. Ah ne kadar da safım.
Mesela bir gün tam çayı koymuş, kahvaltısını hazır etmiş gelmesini beklerken, “Hastayım gelemeyeceğim,” diye bir mesaj geldi. Anlamadım. Sonraki gelişinde yol dedi, trafik dedi, yoruluyorum artık daha az gelsem dedi. Yine anlamadım. Bir sonraki sefer, akşama da arkadaşlar gelecekti, haber bile vermeden gelmedi. Nasıl şüphelenmedim, aptal olsan anlarsın! Konduramadım, kabullenmek istemedim belli ki. Ama o son mesajda apaçık yazmıştı bir daha gelmeyeceğini.
İşte o gün yani iş yerinde toplantının ortasında elimde mesajla kalakaldığım, eve gitmek istemediğim gün, üzerime kalan yükün büyüklüğünü görmekten kaçıyordum belki de, markette buldum kendimi. Raflara öyle anlamsızca bakarken, zor olur biliyorum ama hayat devam ediyor, başka birin bulurum derken, şu herkesin öve öve bitiremediği, ayılıp bayıldığı süper temizlik mendilleri dikkatimi çekti. Bir şans vermek istedim hem mendillere hem de kendime, bakalım abartıldığı kadar var mıydı, temizlik işini kendim kolayca becerebilir miydim sahiden? Kısa sürede alıştım evi toparlamaya, elim ayağım oldu mendiller. Her odaya bir paket koydum. Sarı mutfağa, mavi yatak odasına, yeşil oturma odama.
Yıllardır korktuğum temizlik artık benim için bile çok basit bir hâl aldı. Tozu, kiri silip atıveriyorum hemencecik mendilleri. Yeni birini aramadım; temizlik robotu, cam silme robotu, buharlı temizleyici; her temizliğe kalkıştığımda yeni bir makine sipariş ederken buluyorum kendimi. O son gelişinin üzerinden çok zaman geçti. Unuttum artık, kızmıyorum bile. Evim sürekli tertemiz artık. Ama itiraf etmeliyim, zihnimde hâlâ minicik de olsa tortusu kaldı o mesajın. Merak ediyorum, zaman zaman aklıma takılıyor; geçtiğimiz on yıl boyunca haftada bir gün evimi temizlemeye gelen Arzu, beni başka birinin evini temizlemek için mi bıraktı? Şimdi ne yapıyor, nerede çalışıyor? Attığı mesaj doğru mu yoksa yalan mıydı? Bazen açıp o son mesaja tekrar bakarken buluyorum kendimi.
9 kelime, 49 harf 2 noktalama işareti: “Abla ben sigortalı bir iş buldum, artık sana gelemeyeceğim.”



