Pazartesi, Şubat 9, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Zambağ-ı Sefid’e Niyaz

Bir umudu yeşertmenin telaşına düşmüş hassas gönlüm, kendine en yakın seni buluyor. Bir kadife letafeti, bir iç ısıtan hararet var; endamında. Şimdiki zamanların bütün hoyratlığına inat, sen…

İlham almanın zenginliğinde bir çiçeğin bakışını süzerim; sükûtla konuşan, zarafetiyle öğreten bir bakış bu. Adını evvela anmam; çünkü bazı isimler evvela hissedilmek ister. 

 Öyle asilsin ki; masumiyetin aklımı başımdan alırken, gönlüm ürperir. Hem cesaretimi kıransın hem cesaret verensin ey Zambağ-ı Sefid. “Bana eşlik et,” derim; mahcup ezik büzük…

Bilirim sözüm sana varır; toprağın en derin yerinde bile. Bilirim, kelamım sende gizli kalmaz; toprağın en karanlık bağrında dahi.

Bazı zamanlar oluyor ki, insanın hiçbir şeyle kavgasının kalmadığı zamanlar. O zamanlardan birindeyim. Ne felekle cedelim var, ne de gönlümün dünyaya itirazı. Kelam kesilir, dava çekilir kenara köşeye. O demde ne talep kalır içimde, ne de şikâyet. Hadiseler yerli yerinde durur, ben de dururum. Öylece dururum. Ne bir adım ileri ne bir adım geri. Bu bir feragat vaktidir; insan kendinden dahi el çeker, rıza gelir, sükût ağır basar. O demde dünya düşmanım değildir, yoldaşımdır. Sadece seyrederim; nefsimi, zamanı, hâlimi… Yeniden doğmaya hazırlanmak gibi, senin gibi…

Sen bir kış çiçeği değilsin, bilirim Beyaz Zambağım. İlham aldığım onca şey varken, gönlüm bir çiçeğe dokundu. Garip mi gelir bilmem ama tutundum işte. Hikmetsiz değildir bu tutunuş.

Şimdiki zamanlarda, herkes olmasa da çoğu kimse yalnızdır. Umudu yitmiş, kalbi dağınıktır. Kimin kime üstün olduğu hesabına varamam. Hesap kitap yapılan zamanların dışındayım Beyaz Zambağım, çünkü yalnızlıkta eşitiz. Bu yüzden ilhamım mahdut (sınırlı): bir kitap, bir şehir, ve bir çiçek…

Bana der ki Beyaz Zambak:

“Sen kimsin hakikatin yolcusu?”  

Otur hele, dinle… Acele etme! Acele, sözün düşmanıdır. Her şey vaktinden önce söylendiği için bu kadar yarım kaldı dünya. Ben toprakta beklemeyi bilirim. Acelem yok, telaşım yok. Her şeyin vakti yok mudur ey yolcu? Bazı cefalara razı olmak gerek. Karanlıkta da hikmet vardır. Sen göğe bakarsın, ben yerin bağrından konuşurum. İkimiz de arayanız. Mana ararız yolcu.

Topraktan çıkacağım güne dek, gel, dök içini. Anlat, şu dünya dedikleri menzili; aldanışlar içinde savrulanı, özlemini, kendini… Yeri göğü anlat. İzlediğin filmleri, okuduğun kitapları, uğradığın şehirleri anlat. Sen anlattıkça ben kök salar, ben kök saldıkça sen dayanır, yaslanırsın.

                                                                               … 

Bir Zambak, çiçek olmanın ötesine geçmiştir. Ve onunla kurduğum bağ… onun sabrı, umudu, sessiz gücü bana sirayet ediyor. Hakikatin gürültüde değil, sükûtta olduğunu bir kez daha duymuş olarak yoluma devam ediyorum. Arınmak, biraz da budur. 

Zaman beyaza bürünmüş Zambağım. Sana bürünmüş. Bakmıyorum, görüyorum. Masum, asil, zarif, merhametli, kucaklayan…

Kar, kış, soğuk, ayaz… Her hâl bana bir ders olur. Almak isteyen herkese. Yüzünü lütfeden güneşten dahi alacak payımın olduğuna inanarak yoluma devam ederim. 

Bilirim, her doğuş toprağa razı olmayı bekler. Karanlığa, sessizliğe, kimsenin görmediği derinliğe…

Ben razıyım. 

Ben dururum, sen vaktini bilirsin. Durma hâli, insanın kendine fazla yük olmaktan geçtiği anlardır.

Ne çok ne eksik. Sadece olduğu kadar. 

Ben de o hâllerdeyim. Sen gelene dek bekleyeceğim….

Sefid: Beyaz demektir. Zambağ-ı Sefid’e Niyaz: Beyaz Zambağa Yakarış

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Makbule Bilge Demir
Makbule Bilge Demir
Bir şey vardı bana usul usul seslenen. "Küçük bir şehirden dünyayı görebilir, seslenebilirsin. Esas olan ruhtur." diyen. Sesin peşinden yürüdüm. O "Dünya" kitaplardı. Çantama aldığım bir ton kitapla ruhum yontulmaya başladı. Ben Bilge, Martin Eden'ın kadın versiyonu gibi hissediyorum kendimi. Bir kadının Bilgelik Yolculuğu ve bu yolun gönüllü işçisi. Ben, Bilge!

POPÜLER YAZILAR