Balkon: Yapıların dış duvarına eklenmiş, genellikle üstü açık, etrafı duvar veya korkuluk eklenmiş mimari bölüm.
Balkon fikri ilk kez Hıristiyanlıkta görülür. Çeşitli kaynaklarda İran ve Mısır’da da tasarlandığı rivayet edilir. Balkonlar, ilk tasarlandıkları zaman, üst tabakanın halktan izole bir şekilde dini ayinleri izlemesi ve alt tabaka ile arasına üstünlük algısı yaratarak bir mesafe koyması amacıyla düşünülmüştür.
İlerleyen zamanlarda balkon fikri, topluma yavaş yavaş entegre edilerek, evden biraz olsun uzaklaşma, nefes alma ihtiyacını karşılamıştır.
Ancak maalesef bizim ülkemizde Türk kahvesi keyfi yapıp, bir sigara tüttürme amacıyla kullanılması gerekirken; bir de baktık ki Türkiye’nin balkonları, kadınlarına karşı kumpas kurmaya başladı.
Nefes-i müdahale!
“17 yaşındaki Merve, balkondan düşerek hayatını kaybetti.”
“Balkondan düşen Şule Çet, hayatını kaybetti!”
“Balkondan düşen Dilek Öğretmen felç kaldı!”
“Balkondan düşen Güllü, hayatını kaybetti!”
Bu saydığım isimlerden belki balkondan gerçekten düşen tek isim Güllü olabilir. Toplumdan izole olabilmek için yapıldığını var saydığımız(!) balkonların canavarlaşma süreçleri bu şekilde ayyuka çıktı. Kadın ayıklama sistemini kendi içinde geliştirerek, bir şeyleri bırakma ihtiyacını korkuluklarını önemsizleştirmeye başlayarak geliştirdi.
Açıkçası balkon için iki düşünce ortaya çıkıyor. Biri, habis varlıkların kadınların nefes almalarına olan nefreti; diğeri ise üzerine adım atanın sırf kadın olduğu için öldürdüğü. Tüm güvenlik önlemlerine rağmen korkuluklarını eskitiyor, zeminini kayganlaştırıyor, boyunu kısaltıyor. Tarihin belirli aralıklarında, tıpkı cin vakaları gibi, kadınların ruhunu almak için gün sayıyor.
Dışarıyla bağı kesilmek istenerek evin içine oda gibi katılan balkonlar da Fransız balkonlar da kadın cinsiyetinden hoşlanmıyor. Fırsatları diğer açık balkonlara göre daha kısıtlı olsa da yapacağından geri kalmıyor. Şeytanla anlaşmasını, daha ilk yapıldığından beri sürdürüyor. Şeytanın balkonla göz göze geldiğinde konuştuğu cümleleri duyar gibiyim:
“Seni besleyeceğim.”
“Nasıl?”
“Kadın düşmanlarının kulaklarına fısıldayarak.”
“Bundan benim ne gibi faydam olacak?”
“Kimse seni suçlamayacak, kana doyacaksın.”



