Perşembe, Temmuz 30, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Bir Oda Beş Kişinin Hayat Hikâyesi

Bursa’nın bir ilçesinde, tek odada yaşayan, beş kişilik ailenin hayat hikâyesi bu okuyacağınız öykü. Hikâye bir odada geçiyordu ve bu tek göz odada üç kız kardeş yaşıyordu. Üç kız kardeş; hepsi birbirinden farklı, hepsi birbirine zıt ama bir odada yaşayan ve okumak için mücadele veren üç kız kardeş…

Babaları bir sitede kapıcılık yapıyordu. Zengin ve kibirli insanların kahrını çekerdi, onlar için çarşı ve pazara gider, bazen de oturdukları sitenin merdivenlerini yıkar, garaj içindeki arabaları otoparka çeker ve dışarı park ederdi. Garajın içinde arabaların olduğu yerde, bir göz odaları daha vardı ailenin.

Garajın içindeki odaları rutubetli ve güneş görmezdi. Bu odada kardeşlerin yatakları vardı. Burada ders çalışıp sınavlara hazırlanırlardı.

Anneleri ev işlerine gider, zengin ve süslü kadınların evlerini temizler, üç kızını okutmak için para biriktirirdi. Her gün üç kızının önlüklerini ütüler, çantalarını hazırlar, saçlarını yapardı. Ve o tek göz odadan dışarıya açılan pencereden bakarak kızlarını okula uğurlardı.

Üç kız kardeşten ortanca olan bir gün yine okuldayken okul müdürü her zamanki gibi öğrencileri gruplar şeklinde okul bahçesine dizmişti. İstiklal Marşı okutmaya hazırlanıyordu ve hava çok sıcaktı. O gün marşı okurken ortanca kızın bir anda gözleri karardı ve yere yığıldı. O anda herkeste bir panik… Çevresini insanlar sardı, çenesine cam parçası girdiği için üstü başı kan içinde kalmıştı. Apar topar hastaneye kaldırıldı. O gün kızın epilepsi hastalığına yakalandığının belirtisiydi o bayılma. Dört sene hep tedavi gördü; ailesinin desteği, doktorunun verdiği ilaçlarla sonunda hastalığı yendi ve iyileşti. 

Üç kız kardeşin o yıllarda tek hayali kendilerine ait odalarının olmasıydı. Evlerinden içeri girildiğinde, duvarda site sakinlerinin numaralarını gösteren demir bir alet vardı ve düşen numaralara göre on katlı merdivenden çıkarak site sakinleri için bütün kardeşler hizmet ederdi. Küçük bir dar salonu vardı evin, ortada küçük bir yemek masası dururdu ve odanın sonundaki demir kapı üç katlı bahçelerine açılırdı.

Babaları o bahçenin her katına çeşitli çiçekler dikmişti, rengârenk olmuştu bahçe. Çiçekleri çok severdi babaları. Tek pencereden açılan o dünyaya her baktığında, pembe düşler, güzel hayaller kurardı ortanca kız. Gerçekleşmiş gibi yaşardı hep.

On beş sene boyunca yaşadıkları o tek göz odadan artık babalarının emekli olması sayesinde çıktılar, bu hikâye böylece son buldu.

Bir oda, beş kişinin gerçek hayat öyküsü… Ortanca kız o evin önünden her geçtiğinde, o pencereye her baktığında o tek göz evin içinde kilitlenmiş çocukluğu ve kardeşleriyle tükenen gençlik yılları canlanır gözünün önünde. Çünkü bazen bir pencere insanın bakışını ve hayatını değiştirir. Neye, nasıl baktığın değil, o anda görüp canlandırdığındır hikâyen.

Yasemin Tosun
Yasemin Tosun
38 yaşındayım, Bursa'da yaşıyorum. Küçüklüğümden beri şiir kitapları okurum ve 15 seneden beri şiir yazıyorum. Spor, doğa yürüyüşü, karakalem çizimi, fotoğraf çekmeyi çok seviyorum. Hayalim ilerde kendi kitabımı çıkartmak.

POPÜLER YAZILAR