Perşembe, Mayıs 28, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Amonyak Koşusu

Dini bayram sabahları,  alarmın çalmasıyla ya da annemin “Haydi çocuklar bugün bayram,’’ sesiyle benim için amonyak koşusu başlar. Gardırobumu açar, nedensizce giyeceğim kıyafetlerime bakarım, sonra kahvaltıya geçerim. Kahvaltı bulaşıkları ise gözüme daha çok batar o sabahlarda. Çünkü yapmam gereken daha önemli bir şey vardır. Kimseyi beklemeden kıyafetlerimi giyip bayram gezmesine hazır olmak. Koşu, akraba ziyaretleri ve arkadaşlarla buluşma ile devam eder, eve gelip pijamalarımı giymemle son bulur. 

Benim için yine de heyecanlı bayramlar. Çocukken daha heyecanlı olurdum bayram sabahlarında. Öyle ki, aşırı heyecandan anksiyetem tutar, mide kramplarıyla uyanırdım.  Sonrasında, çok bahsedilmeyen hazırlanma kaosuyla gerilim dolu dakikalar başlardı. Burada di li geçmiş zaman kullanmam orta yaş utancımdan, yoksa kaos hâlâ devam ediyor. Gel zaman git zaman bu kaos ortamının her evde yaşandığının farkına vardım. Baklavanın     yaprak sarması kadar doğal olduğu kanısına vardım. Ancak doğal olmayan bir şeyler vardı. Çoğu kişi arife geceleri uyumadan önce bayramlıklarından pişman olup, aklından yeni kombinler yapıp, sabah olunca yine bayramlıklarını giymiyormuş. Yani “Ne giysem?’’ kararsızlığı ve “Nasıl oldum?’’ anksiyetesi yaşamıyormuş. Bir de çok az bölgede bayramda amonyak tatlısı yapılıyormuş. Hatta çoğu kişi amonyak tatlısının ne olduğunu bile bilmiyormuş. İlk “O nasıl tatlı?” sorusunu duyduğumda çok şaşırmıştım ve çaresizce anlatmaya çalışmıştım. Neyse ki artık yemek tarifi siteleri var. Yumurta, süt, şeker, margarin, un, kakao, vanilya ve amonyağın birleşimine anlam yüklemenin psikolojideki anlamı nedir bilmiyorum ama benim için yeni aldığım ayakkabının anlamıyla aynı. Ayakkabının anlamı için –di li geçmiş zaman kullanmadım. Çünkü orta yaşta olmama rağmen yeni ayakkabının bana verdiği keyiften utanmıyorum. O rugan kırmızı ayakkabının verdiği keyif ile kat kat hamurun içindeki muhallebinin verdiği keyif aynı. İkisi de çocukluktan kalma damak tadı. Biri kilo aldıracak, diğeri ayağıma vuracak ama olsun, burnuma verdikleri koku çektiğim tüm acıya değer. Ayrıca, amonyak tatlısındaki muhallebinin ve kurabiyenin yaşadığı kaos, bayram sabahı kaoslarımın simgesi. Sonuçta ikisi de bayramın şanından, olmazsa olmazım, manyakça, aynı zamanda çok benden. Son zamanlarda, amonyak koşumun tadını sorularla boğuşmak kaçırıyor. Yarım ağız cevaplamak zorunda kaldığım sorular. Bunları tek tek yazmayacağım. Çünkü  biliyorum ki bu sorulara herkes maruz kalıyor. Sorular  dediğim anda bile beyninizde tek tek yankılanmaya başladı bile. Biz tatlı konuşarak soruların tatsızlığının önüne geçelim. Amonyaklı koşumuzun yolu hep tatlı ve sarmayla dolu olsun.                                                                                                                    

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Selin Öykü Ata
Selin Öykü Ata
Bursa’nın Karacabey ilçesinde, 26.09.1991 tarihinde doğdum. Ailemle birlikte Karacabey’de ikamet etmekteyim. Sakarya Üniversitesi, uluslararası ilişkiler mezunuyum. Amatör olarak tiyatro ile ilgilenmekteyim. Karacabey ve Sakarya’da çeşitli oyunlarda rol aldım. Tiyatro, yazı yazmak, boyama yapmak hobilerimdir.

POPÜLER YAZILAR