Bugün yeni bir yere, yeni bir şehre taşınmanın heyecanı içerisindeyim. Yeni bir hayat bizi bekliyor. Yeni bir şehir, yeni umutlar.. Yıllarca kurduğum hayalim gerçekleşiyor. Doğduğum şehirden uzaklaşıp yeni yerler görmek iyi gelecek ruhuma.
Bazen aynı yerde kalmak, çözülemeyen bir düğüm gibi… Farklı bir şehir, farklı insanlar, farklı çevre, yeniden doğmak gibi bazen. Herşeyi geride bırakıp, uzaklara gitmek, tüm negatif düşüncelerden sıyrılmak insana özgüven kazandırır, hiç şüphesiz!
İşim gereği yurtdışı gezilerine de katılacağım için ayrıca çok heyecanlıyım! Hayatımda bir devir kapanıyor, bambaşka bir dönem başlıyor gibi hissediyorum. Biliyorum, kolay olmayacak fakat ben hayatın tozlu yollarında hiç yorulmadan, yılmadan başaracağıma inanıyorum.
Bir de şu var; ben bu hayalimi üniversiteye başlamadan kurmuştum kafamda! Aradan o kadar zaman geçti ki, o gün ancak şimdi geldi. Hayallerinizden vazgeçmeyin diye boşuna demiyorlarmış, onu anladım.
Şimdi o yaşlarımdan daha olgun ve daha güçlüyüm! Her şeyde bir hayır var gerçekten! İnanmak çok önemli, kendi kendini inandırmak… Hayat kısa, gezip yeni yerler görmek her şeye bedel.
Doğduğum şehri de seviyorum aslında! Daha bilge olarak geri dönmem gerek belki bir gün. Geriye gitmek hayatın tozlu anılarında kaybolmak hiçbir şey kazandırmıyor insana. Geleceğe bakmak, sürekli ilerlemek, ufkunu geliştirmek insanın umutlarını çiçek gibi bir bir açtırıyor.
Hayatta bana yeni bir görev verildi diye düşünüyorum. O zaman adım atmaya cesaret edemediğim hayalim için şimdi adım attım. Geç olsun, güç olmasın dedi beynim! Kalbim de heyecanla yeniliklere kanat çırptı! İşte şimdi doğduğum memleketimden uçma vakti geldi.
Evdeki eşyalar bir bir giderken arkalarından öylece dalıp baktım. Bu ilk taşınma değil, daha önce de taşınmıştık aslında. Fakat şehiriçiyid. Şimdi ise çoğu eşyaları öylece yerlerinde bıraktık, sanki taşınmıyormuş gibi.
Dün gece son defa gezindim evin odalarında, anıları hatırladım. Bir film gibi canlandırdım hafızamda. Eşyalardaki tozlara göz gezdirdim, onlar sadece toz değildi! Anılar, hayaller, hüzünler, mutluluklardı. Hayatın dört bir yana savurduğu ömür tozlarıydı.
Tozları hiç süpürmesem öylece bıraksam geçmişte dedim. Öyle de yaptım. Anılarla birlikte, tozları da bıraktım, veda ettim, yeni bir şehre yola çıktım annemle.
Yolculuğumuzu şarkılarla, hayallerle bitirdik bile! Ankara’ya giderken “Ankara’nın Bağları” türküsü dinlenirdi. Neşet Ertaş, “Gönül Dağı”. Tüm Ankara şarkılarını dinledik yolda. Bozkır’ın kokusunu içime çektim, günebakanlara selam verdim! Sabah güneşiyle yeni bir gün, yeni umutlar da doğuyor! Artık yol bitti, yeni bir yola adım attım bile. Yepyeni bir hayat bizi bekliyor. Ve ben, hayatın tozlu yollarında yürümeye devam ediyordum.



