Burnumda ıhlamur kokusu
Elimde kırmızı kalem
Hiç yazmadan birbirini buldu harfler
Aylardan haziran
Günlerden pazartesi
İmkânsız bir aşk sanki
Bazen kıvrılıp
Bazen düz bir çizgiye dönen
Aralarındaki dokuz harflik engel
Ama işte köşedeki ıhlamur ağacını
Sarartırken sokak lambası
Gecenin karanlığıyla yarış hâlindeyken
Altında uçuşan ateşböcekleri
Kavuştu aylardan haziran
Günlerden de pazartesi
Öyle bir buluşmaydı ki bu
Bir mıh gibi kazındı aklıma
***
Hani uyurken üzerindeki çarşaf
Hafifçe açılır da irkilirsin ya bilmeden
Öyle bir şey işte şimdi içimi titreten
Az ötede düştü düşecek bir yaprak
Ha gayret diyorum
Dindi dinecek rüzgâr dayan
Olmuyor
Uçup gidiyor körpecik yaprak
Zaman gibi hiç beklemeden
Olsun varsın
Ihlamurlar caddeyi boyamış kokusuyla
Ateş böcekleri de gelip
Yakmış sigaramın ucunu
Daha ne isterim
Bu ânın dibini eşelemekten başka



