Nasıl mıyım?
Güzel soru! Önce insan başkasına değil, kendine sormalı, “Nasılsın?” diye, değil mi? Aslında toplum içinde sağlıklı bir şekilde var olabilmek için önce kendimizi tanımalıyız. İçsel yolculuğumuza zaman ayırmalı; gerçekten nasıl olduğumuzu, hayattan ne istediğimizi ve ne beklediğimizi kendimize dürüstçe sormalıyız.
Kendi benliğimizi sorguladığımızda ise aklımıza ilk gelen, gelecek değil; öncelikle geçmiş olur. Geçmişte ne yaptım, şu zamanda orada olmamalıydım, şunu yapmamalıydım ya da o sözü söylemeseydim keşke. Ah o keşkeler…
İnsan zaten keşkelerini bir kenara bırakıp geleceğe göz kırpmaya başlasa ve biraz da çabalasa belki kendisinin, belki de dışarıdan birisinin, “Nasılsın?” sorusuna samimi bir şekilde cevap verebilir. Çünkü çoğu zaman bu soruyla birlikte zihnimizde ilk canlanan şey, geleceğe dair umutlar değil; geçmişe dair pişmanlıklarımız olur.
Maalesef iş yaşamı, aile yaşamı ve sosyal yaşamımız içinde o kadar boğulmuşuz ki insanın aklına bile gelmiyor kendine, “Nasılsın?” diye sorabilmek. Maddi manevi ihtiyaçlarımızı hep erteliyoruz. Kendimizi sürekli beklemeye bırakıyoruz. “Önce çocuklarım, önce eşim, önce ailem, önce yakınlarım…” derken kendimizi hep unutuyoruz. Oysaki günler geçiyor; askıda kalansa yalnızca biz oluyoruz. Askıda kalan biz olmak istemiyorsak, önceliklerimizi değiştirmeyi öğrenmemiz gerekiyor.
Haydi size kendimizi unutmamak ve ihtiyaçlarımızı göz ardı etmemek için uyguladığım güzel bir tüyo vereyim. Her sabah uyanır uyanmaz bir doz; “Bugün nasılsın canım?” diye güne başlamak. Bir doz da yataktan kalkıp aynanın karşısına geçip kendinize sarılmanız ve kendinizi sevmeniz. Evet belki komik gelecek, belki de saçma… Ama bunu yaptığınızda inanın bir şeyler değişecek. Bunu yapmaya başladığım zaman önce bana da saçma gelmişti. Fakat bir süre sonra hayatımdaki olumlu değişimleri gördükçe ne kadar doğru bir şey yaptığımı fark ettim.
İşin özü; insan önce kendini sevecek ve saygı duyacak ki karşısındaki insanlardan da aynı sevgi ve saygıyı görebilsin. En önemlisi de önceliklerimizi değiştirdiğimiz gün, kendimizi beklemeye bırakmaktan vazgeçecek ve hayatımızı askıdan indireceğiz.



