Çarşamba, Temmuz 29, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Merak

“Bağışla, Hafifle.”

Sokağın her tarafına bu küçük ilan yapıştırılmıştı. Beceriksizce çizilmiş bir yol haritası da vardı. “Şeker Taksi’nin yanındaki sokaktan gir, üçüncü binanın altı.” Merak etti Selin. Bağışlayacak bir şeyi olduğundan değil. Hava çok sıcaktı. Koltuk altlarının ıslaklığı bordo tişörtüne çıkmadan adrese ulaştı. Üst üste yığılmış onlarca koli vardı dükkânın önünde. Görevli iki kadın, sanki yapacak iş yokmuş gibi sakince kahve içiyordu. Belki de tam dinlenme saatlerine denk gelmişti. Selin’i görünce ikisi birden ayaklandı. Sarı saçlı olan lafa girdi; “Geç kaldın, arkadaşların nerede, kaç kişi gelecek, çok iş var, akşama bitmesi gerekiyor ona göre.”

Selin’in cevap vermesini beklemeden kolileri gösterip, “Hadi sen başla güzelim,” dedi öbür kadın. Genç kız; “Beni biriyle karıştırıyorsunuz,” demek yerine işe başladı. Kolilerin içindekileri merak etti. Yapacak bir işi de yoktu. Arkadaşlarının dedikodularını dinlemektense bir işe yaramış olurdu. Daha önce hiç “gönülden” çalışmamıştı.

Koliler açılacak, içinden çıkan kıyafetler kontrol edilip askıya asılacaktı. Lekeli, yırtık olanlar sağ tarafa; temiz olanlar sol tarafa. Selin’in eline aldığı her kıyafet pullu, payetliydi. Yakası kürklüler, sırtı açıklar, boydan boya yırtmaçlılar. İki kadın kahvelerini bitirmiş, şimdi de fal telaşındaydı. Onlar da fincanın içinde gözükenleri merak ediyordu. Selin yirmiye yakın elbiseyi askıya astı. Neredeyse ünlü bir butiğin açılışına hazırlanıyordu. Elini kolinin dibine daldırdı. Topuklu ayakkabılar, parlak çantalar çıktı bu sefer. Onları bırakıp diğer koliye geçmeden önce biraz soluklandı. Sarışın kadın bir fincan kahve getirdi kıza.

“Gelmedi seninkiler,” dedi.

Kahvesini bitirip gitmeyi düşündü. “Ben beklediğiniz kişi değilim,” diyecekti. Ama bu elbiselerin kimin olduğunu da merak ediyordu. Kapağını kaldırdığı beşinci kolinin üzerinde rulo halinde afişler vardı. Açtı.

SERAP BİLLUR. Kızıl saçlı, makyajlı bir kadın. Elindeki mikrofonu dudaklarına yaklaştırmıştı ve askıdaki kıyafetlerden biri vardı üzerinde. Kadının kim olduğunu merak etti.

Koliyi biraz daha karıştırdı. Büyükçe bir makyaj çantası çıktı. Rujlar, rimeller, pudralar, fırçalar. Diğer çantada kolyeler, yüzükler. Takma kirpiklerin olduğu küçük bir kutu, küçük el aynaları. Biri tam ortasından çatlamıştı. İki kadın dükkânın arka tarafındaki tabak çanak bölümünü düzenlemeye başlamıştı. Bir taraftan da Selin’i çekiştiriyorlardı. Selin hızlı çalışıyordu. Önceki kızlar kendi aralarında konuşmaktan iş yapamamıştı. Sarışın olan kadın Selin’in yanına geldi. Askıdaki kıyafetleri görünce şaşırdı. Daha önce gelen kıyafetlere benzemiyordu. Afişi görünce öbür kadını çağırdı.

Kolileri kimin getirdiğini ikisi de bilmiyordu. Evler küçülünce insanlar eskimiş veya modası geçmiş kıyafetlerini saklayacak yer bulamıyordu. İşte “Bağışla, Hafifle” böyle doğmuştu.

Gelen kıyafetler, takılar uygun fiyata satılıyor, o parayla sığınma evlerindeki kadınlara yardım ediliyordu. Selin telefonunu çıkarıp Serap Billur yazdı arama motoruna. Bilindik hikâyelerden biri çıktı karşılarına.

“Bursa’nın tanınmış solistlerinden Serap Billur, E.K ‘nın kurşunlarından kaçamadı. İstek şarkıyı söylemeden programı bitirdiği için gazino çıkışında…” Devamını merak etmedi kadınlar. Bir kadının daha hayatı yarım kalmıştı işte. Kim toparladıysa bu kıyafetleri, tam yerine getirmişti aslında. Şimdi askıdaki her kostümden bir şarkı yükseliyordu. Bazısı aşk kokuyordu, bazısı hasret. Önlerinde güzel günler varken E.K denilen o adam noktayı koymuştu. Hangi şarkıydı acaba, uğruna silah çekilen.

Selin A4 kağıtların üzerine kırmızı ispirtolu kalemle; “Bursa’nın ünlü assolisti Serap Billur’un kıyafetleri mağazaya geldi,” yazdı. Bütün kağıtları adresin yazılı olduğu ilanların altına iliştirdi. Mahallenin kadınları Serap Billur’un kıyafetlerini merak etti. Askıdaki kıyafetler yeni sahiplerinin evlerine gitti.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Ekin Toprak Ertuğral
Ekin Toprak Ertuğral
1970 İstanbul doğumluyum. Sainte Pulchérie Ortaokulu, Saint Benoit Fransız Lisesi ve İ.Ü Fransız Filolojisini bitirdim. Turizm sektöründe çalıştım ve emekli oldum. Yazmak benim için vazgeçilmez bir uğraş. Her gün yazma alıştırmaları yapmaya çalışıyorum. Cumba Fanzin, SuareÖykü ve Yeni Yazar e-dergilerinde öykülerim yayınlandı. Kitap okumak da en büyük hobim. Fırsat buldukça yazarların söyleşilerine katılmaya çalışıyorum.

POPÜLER YAZILAR