Cumartesi, Mayıs 2, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Tarafını Seç

Sadakat, insan hayatında en çok yanlış anlaşılan kavramlardan biridir. Çoğu zaman sadık olmak, iki kişiden birini mutsuz etmek anlamına gelir. Hangi taraftan bakarsan bak, içinde bir eksiklik, bir memnuniyetsizlik kalır. Çünkü senin sadakatin başkalarının hoşuna giden bir şey olmayabilir. Bir gün gerçekler ortaya çıktığında ise suçlu olan çoğu zaman hakikat değil, onu dile getiren kişi olur.

Oysa gerçek sadakat, insanın kendi vicdanına karşı taşıdığı sorumluluktur. İnsan bazen başkalarına karşı değil, en çok kendisine karşı sadık olmak zorundadır. Eğer insanın içi rahatsa, geceleri başını yastığa koyduğunda kalbi huzurluysa, belki de sadakat tam olarak budur.

Hayatta bazen insan iki doğru arasında sıkışır. Bir tarafta dostluk, diğer tarafta gerçekler vardır. Sessiz kalmak birini korur, konuşmak ise başka birini yaralar. Böyle anlarda insanın yaptığı seçim, onun kim olduğunu belirler. Çünkü sadakat, sadece birine bağlı kalmak değil, hangi gerçeğe ait olduğunu seçmektir.

Bir zamanlar, birbirine çok yakın iki insan vardı. Aralarındaki bağ, herkesin imrendiği bir dostluk gibiydi. Ancak bir gün, saklanan gerçekler ve söylenen yalanlar bu bağı sarsmaya başladı. Birinin sakladığı gerçekler, diğerinin inandığı yalanlara karıştı. Olayların tam ortasında kalan üçüncü bir kişi, susmak ile konuşmak arasında kaldı. Gerçeği söylemek, bir taraf için ihanet gibi görünüyordu; susmak ise insanın kendi vicdanına ihanetiydi.

Sonunda gerçekler dile getirildi. Ancak hakikat kimseyi mutlu etmedi. Biri yalana inanmayı seçti, diğeri gerçeği duymak istemedi. Ve gerçeği söyleyen kişi, iki tarafın da gözünde yanlış olan kişi hâline geldi. Dostluk zedelendi, bağlar koptu, güven sarsıldı. Ama insan, doğru bildiğinden vazgeçmedi.

Khaled Hosseini’nin Uçurtma Avcısı romanında geçen bir söz vardır:
“En büyük günah hırsızlıktır, çünkü yalan söylediğinde birinin gerçeğini çalarsın.”
Belki de sadakat tam olarak budur. Yalana sessiz kalmak, birinin gerçeğini çalmaya ortak olmaktır. Bu yüzden insan bazen birini kaybetme pahasına gerçeği savunur.

İşte sadakat tam da burada anlam kazanır. Sadakat, herkesi memnun etmek değildir. Bazen sadakat, herkesi kaybetmeyi göze almaktır. Kendine sadık kalmak, çoğu zaman başkalarının gözünde yanlış anlaşılır. Oysa bu, insanın kendi değerine ve doğrularına duyduğu bağlılığın göstergesidir.

Sadakat bir seçimdir. İnsan, kime ve neye sadık kalacağını seçerken aslında kendi kimliğini inşa eder. Hayat da bu seçimler üzerine kurulur. Belki de insan en çok, başkasının yalanında değil, kendi doğrusunda kalabildiği zaman büyür. Çünkü sadakat, başkasına değil, önce insanın kendisine verdiği bir sözdür.

Ulkar Suleymanova
Ulkar Suleymanova
Azerbaycan’ın tarihi ve güzel Şeki bölgesinin Aşağı Göynük köyünde, 1996 yılında doğdum. Köyden şehre uzanan bir yolculuk benim hikâyem. 8 yaşımda geçirdiğim bir kaza sonucu yüzümde farklılık oluştu. Bugün ise hayat felsefem; ben ve benim gibi yüzünde farklılık taşıyan tüm kadınların görünür olması ve değerlerini herkese gösterebilmesidir. Bu amaçla bir YouTube kanalım ve sosyal medya hesaplarım var.

POPÜLER YAZILAR