Cumartesi, Nisan 18, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Kırk İki

Bugün yeni yaşımın ilk günü ve saatleri. Hissizim.Yıllarca büyük heyecanla on beş martları beklemiş biri olarak bu dinginliğim bana da farklı geldi. Yirmili, otuzlu yaşlarımda öyle miydi? Günler önceden eşi dostu varlığımı kutlamak için haberdâr eder, kalabalık masalarda buluşmalar ayarlardım. Kendime şımarma hakkımı teslim ettiğim tek gündü.

Şimdi ise evimden kilometrelerce uzakta bir sahil kasabasında, beni deniz kenarına götürecek minibüsün gelmesini bekliyorum. Kendimle randevum var, tek kişilik kutlamama bu yıl kimse davetli değil. Gerçi insan yine de telefonu çalsın istiyor.

(Sekiz on sene önceydi herhalde. Anneannem hayattaydı ve doksanını devirmişti. Anılarını anlatırken bir an duraksayıp iç çekmiş, gözü uzaklara dalarak, “Her şey bir günmüş,” demişti. Niyeyse aklıma geliverdi…)

Neyse, minibüs vakti yaklaştı. Bakalım yeni yaşım da bu minibüs gibi beni güzel yerlere götürecek mi? İzninizle ben ve melankolik yanım biraz iyot koklayıp dileklerimizi denizle paylaşacağız. 

Ruhuma sarılmak istiyorum.

Yeni yaşım hoş geldin. Acaba nelere gebesin?

Kendime dalga sesi ve güneş hediye ediyorum. Yandaki meyhanede hafifçe çalan nostaljik, sakin Türkçe şarkıları da ânıma dahil ediyorum.

Balıkların ve martıların selamı var. Deniz kenarındaki kaleden güç alıyorum. Bir şezlongun üzerinde kimsenin ölmediği yaştayım. Kırk iki yılın muhasebesini şu anda yapmak istemiyorum. Şarkıcı Yaşar “Çok seneler geçti,” diyor, üstüme alınıyorum.

Çakıl taşlarına uzandığım meditatif hâl. Tüm yükümü onlara bıraktım. Kaslarım gevşedi, ruhuma masaj yaptım. İçim ürperdi. Aklımda! Ölümle yaşam yan yana.

İnsanın kendine serbestlik tanıması bazen ne denli zor, en azından benim için.

Coşkulu bir kutlama havasından uzağım ve bu iyi geliyor. Zorakiliklerden uzak. Dinginliğim iç huzuruma mı denk geliyor? Kalan ömrüm için denize fısıldadığım dileğim. “Dilekler söylenirse kabul olmazmış.” Söylemeyince de olmuyor, siktir et! 

Hiç tanışmadığım iç huzuruma özlemle. Deniz kenarı çakıllarından Çakıl Pub’a terfi ettim. Bugün günlerden ben ve Çakıl. Çiçekçi mi o? Beş dal çiçeğe yüz lira. Bu kendini şımartma meselesi biraz masraflı.

Akşam üstü eve dönüş yolu. Son minibüse koşar adım, nefes nefese. Her kasımı hissederek. Bu ara ayak uçlarımdan saç diplerime kadar ağrım var.

Nasıl serbestliğimde değilsem artık. Sahildeki meditatif hâlim son zamanlarda bedenime yaptığım tek jest.

Emekliyorum. Adım atarsam yürüyebilirim. Yeni yaşıma zoraki adım, benden bağımsız zamanın akışından ötürü. 

Bir bıraksam rahatlar. Ellerim çığlık çığlığâ uyuşuk, parmaklarım karıncalanıyor hâlâ bırakamıyorum. Çok emekledim, kalksam fena olmayacak.

Ölümle yaşam yan yana. Serbest çağrışım. Darısı ellerimin başına.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Nefise Sinem Turan
Nefise Sinem Turan
1984 yılında İstanbul'da doğdu. Çeşitli nedenlerle hayatı Türkiye'nin farklı şehirlerinde geçti. Şu anda Ankara'da yaşamaktadır. Hayat yolunda biriktirdiklerini yazmaktan ve paylaşmaktan hoşlanmaktadır.

POPÜLER YAZILAR