Pazartesi, Şubat 9, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Benim Sevgim Kar

Kırmızıydı senin sevgin tonları arasında gidip geldiğim. En derininden en yüzeydekine, en tatlısından yürek burkan en acısına kadar gördüm, duydum ve yaşadım tüm renklerini.

Benim sevgim ise, bulutların üstünde gezinircesine huzurlu hissettiren beyaz. Yaşamının her ânına izini bırakan beyazın her hâli ile ben. Sakin, güvende ve huzurlu hissettiren…

Bak bembeyaz benim sevgim; kışı ayrı, yazı ayrı güzel. Kışın kuru soğukta cesurca üzerine giydiğin bir kostümdür, cesurdur ve nettir seçimi. Yeni aldığın beyaz kaşmir kazağın yakasını saçlarından kayarcasına boynuna indiğinde, yumuşacık dokusunun sarıp sarmaladığı gibi sarar benim sevgim. Yazın ise güneşin yakıcılığından seni koruyan bir tüldür. 

Gökyüzündeki bulutta, kanat çırparken kuşun düşürdüğü tüyde görürsün beni. 

Sokağın köşesinden dönerken bir şey paçandan yakalamaya çalışır ya, bir de bakmışsın uzun beyaz tüyleriyle bir kedi; sokulmak için mırıldar durur; bir cesaret kucağına alır ya da uzattığı patisine dokunursan, üşümüş bakışları gözlerine oturur. Arkanda bırakıp gitsen aklın kalır. Çekip gitsen dert. İşte benim sevgim de öyle arkada bırakılmaya gelmez, bırakırsan hüzünlenir ama elinden tutarsan, hele bir tutsan dünyalar onun olur. 

Hani fırtınalı bir günde, adım atmaya hâli kalmayan ayakların zar zor atar ya seni ilerideki kafeye. Telaşla koşturan insanları izlerken garsonun masana bıraktığı cappucinoyu yudumladığında şanslı sayarsın ya kendini, damağında leziz bir aroma ile arkana yaslanmışsındır. Kurabiye alması için annesinin elini çekiştirip duran çocuk kafeden içeri girer girmez seni işaret ederek gülmeye başlar. Dudağının üstündeki havalı köpüktür benim sevgim; böyle ansızın neşelendirir seni hayat başkalarını yorarken. 

Benim sevgim berraktır. Evet, berrak… Geçen gece rüyama giren o nehrin suyu gibi saydam. Akıntısına kendini öylece bırakacağın… Hep sakinlikle ve beraber akmayı hayal edeceğin. Hatta söyleyemesen de, hayatına karışmayı her şeyden çok istediğin. Taşkınlar yaşanacağını hissetsen de göze aldığın. Bilirsin, hayatın ta kendisi bir akış. Ama işin zevki de burada değil mi?

Önce çiseler benim sevgim, sonra yavaşca artırır hızını ama iliklerine kadar ısıtıp üşütmez seni. Kaçmazsın ondan, kaçamazsın. Tenine değen damlalarında hissedersin ferahlığımı, âdeta esir alır seni.

Kar gibidir benim sevgim, yağsın da görelim diye neşeyle beklenen. Sakince inerken tanelerim avucunda yumuşacık, biriktirdiğinde top yapıp fırlattığında oyunlarına kattığın. O toplardan birini de beni kızdırmak için arkamdan attığın ve sonunda üzerine yatıp yuvarlandığımız karlar.

Günün sonunda yorgun bedenini bırakmak için kavuşmayı iple çektiğin o beyaz çarşaf gibi yumuşaktır benim sevgim; sarıldığında misler gibi duyarsın kokumu ve ayrılmaz istemezsin geceler boyu. 

Sabah uyanır uyanmaz açtığın pencerenden odana dolan tertemiz hava gibidir sevgim; ciğerlerine çeker kendine gelirsin. Dudaklarından her öpüşümde nefes olur sana, can verir. Hayat öpücüğümü göremezsin ama onsuz yaşayamayacağını bilirsin. Sen beni öpünce de turkuaz olur odam, cam göbeğinden turkuaz denizlerin renginden. Kıpırdar perdeler yazın en sevdiğim melteminden. Bilirim senden başka kimseyle yapamayacağımı öyle mutluluk verir dinginliğinin rengi beyaz.

Bir günlüğün yepyeni sayfaları gibi beyazdır benim sevgim. Geçmiş, arka sayfalarda kalmıştır, dönüp bakmaya gerek duymazsın. Hatırlarsın her günü her detayı, güzel olanlarını hafif bir gülümseme ile anar geçersin belki. Ama şimdi, evet işte tam da şu an, bilmediğin bir geleceğin hikâyesini yazabilecek olmanın heyecanı yok mu! Burnunda çevirdiğin sayfanın kokusu, kalemi elinde heyecanla döndürür durursun. Yenilenmiş, telaşsız bir başlangıcın hevesi, bir kâşifin maceraperest hayalleri…

POPÜLER YAZILAR