Cesaret sandığımızdan daha sade bir şey olabilir.
Biz kadınlar, dayanıklı, sabırlı, fedakâr… güçlü olmamız söylenerek büyüdük.
Ama nedense kimse bize şunu öğretmedi:
Bazen güçlü olmak, sadece kendi hayatına sahip çıkmaktır.
Çoğu zaman, cesareti büyük kararlarla karıştırdım. Hayatımı kökten değiştirecek anlar bekledim. Şartlar düzelsin, doğru zaman değil, uygun zamanı bekleyelim,” diye düşündüm. Oysa zaman geçtikçe fark ettim, “kendini hazır hissetmek” çoğu zaman sadece ertelemenin başka bir adıymış.
Yapılacak çok şeyin olduğunu biliyoruz, ama çoğunu “bir gün”e bırakmayı tercih ederiz.
Bir gün yazacağım.
Bir gün gideceğim.
Bir gün cesur olacağım.
Eninde, sonunda yaparım.
Bir gün önümde duran boş bir defter bunu fark etmemi sağladı.
Yazacak çok şeyim vardı ama ilk cümleyi kurmaya cesaret edemiyordum. O an anladım: Eksik olan ilham değil, kendime verdiğim izindi. Başlamak için başkasından değil, önce kendimden onay almam gerekiyordu.
O gün hayatımı değiştiren büyük bir karar almadım.
Sadece küçük ama gerçek bir cümle yazdım:
“Bugün korkmama rağmen başlıyorum.”
Çünkü hayallerimin yerinde saydığını biliyordum.
Her şey bir anda düzelmedi. Sorular bitmedi, endişelerim kaybolmadı. Ama içimde önemli bir şey değişti. Bekleyen biri olmaktan çıkıp, deneyen biri olmaya başladım.
Çünkü cesaret çoğu zaman sandığımız gibi yüksek sesle bağırmak değil.
Cesaret, bazen sabah aynaya bakıp, kendine beyaz yalanlar değil, doğruyu söyleyebilmekti:
“Bugün kendim için bir şey yapacağım.”
Birine içten bir merhaba demek.
Hayal ettiğin bir şeyi, mükemmel olmasa da deneyebilmek.
Dışarıdan baktığımızda bunlar küçük şeyler gibi görünebilir. Ama bir kadının iç dünyasında büyük bir dönüşüm başlatır. Çünkü biz kadınlar çoğu zaman başkaları için güçlü olurken, kendimiz için cesur olmayı unutabiliyoruz.
Oysa cesaret bazen tam da şudur:
Konfor alanımızı terk edip, yürümek.
Hazır hissetmediğimiz hâlde yine de başlamak.
Ertelemek yerine, kendini seçmek.
Bugün hâlâ korktuğum anlar var. Hâlâ “acaba” dediğim günler de oluyor. Ama artık biliyorum. Cesur olmak, her zaman kendinden emin olmak değil. Cesur olmak, ilk adımı atmaktır.
Ha Hayat
Bilerek, bilmeyerek,
Bazen bilmezden gelerek,
Bekleyerek, gitmeyerek,
Ve dönmeyerek,
Ha gayret umutlanarak,
Işığı kovalayarak,
Ve gölgesinde yaşlanarak, Ha gayret…
Ömer Akif Yenigün’ün kaleme aldığı şiir hafızamda gezinirken kendime küçük bir not bırakıyorum. Belki bir gün yine tereddüt ettiğimde okumak için, belki başka bir kadınların kalbine dokunur diye.Kendime not:
Korkularım bir gün geçecek.
Ama! Bugün, atmadığım adımların yerini, yarın pişmanlık alacak…



