Pazartesi, Şubat 9, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Umut Hep Var

Yeni yılın ilk günlerini çocukluğumuzdaki simli kartpostallar kadar güzel karşıladık. Kar bembeyaz bir örtüyle usulca örttü şehrin üzerini. Tüm kötülüklerin üzerini örten beyaz bir tül gibiydi, şehri sararken kalbimize de bir nefeslik umut, çocukça bir heyecan bıraktı. Soğuğa rağmen insanı sebepsizce mutlu eden kar yağışı, baktığımızda hepimizde aynı duygular uyandırıyordu. Uzun zamandır ilk kez, birlikte bakıp da içten içe sevinebileceğimiz bir şeyimiz varmış gibi hissettik. Buna gerçekten ihtiyacım varmış, bu hissi özlemişiz.

Son zamanlarda birbirimize parmakla gösterdiğimiz her şey ahlar vahlarla, eyvahlarla, felaket senaryolarıyla dolu. Oysa niyetimiz iyiyi görmek, güzele bakmak; güzeli ve iyiyi çoğaltmak olmalıydı. Nicedir çokça maruz kaldığımız, bize nefes aldırmayan salt kötü olaylar, salt kötü insanlar her zaman bu kadar çok muydu? Yoksa gösteri toplumunda -çağında- yaşadığımız için mi bu kadar görünür oldu? Kötülük çoğaldı mı yoksa görünür mü oldu? Birkaç farklı yerden düşünebiliriz yanıtları. Ne tarafa bakıp ne göreceğimize sadece algoritmalar karar verdiği için güzellikten daha çabuk yayılıyor çirkinlik. Kötülük iyilikten daha çok tıklanma aldığı için yağdırılıyor üzerimize. İçimizdeki iyiliği çoğaltmanın bir yolunu bulmalıyız.

Bireysel olarak güzelliği, iyiliği görüp çoğaltmak yeterli olmaz, biliyorum. Bu kadar kötülükten bir şekilde korumak için kendimizi daha kolektif bir bilinç, daha kapsayıcı bir birlik duygusuyla birleştirmeliyiz. Tercihlerimizin sahibi gerçekten kendimiz olmalıyız. Belki bir süre sosyal medyaya ara verip, gerçekten linksiz ve reklamsız üretmeliyiz.

Bu dönemde yaşayıp da kendi yolunda yürümek, kendi gözlerinle görmek, kendi aklın ve ruhunla anlamak keşke bu kadar zor olmasa. Yine de mümkün kendin olmak ve kendi kalmak; sadece biraz çaba ve özen gerek.

Kar yağışını izlerken aklıma şu dizeler düştü:

Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu,

Birinciliği beyaza verdiler.

Özdemir Asaf’ın dizelerindeki beyazı insanın kimliği, niyeti, duruşu, ahlaki değerleri olarak düşündüğümüzde kimsenin tamamen temiz kalamayacağını söylemek mümkün. Hatta en saf, masum, temiz  olanlarının toplum baskısı, güç ilişkileri yani hayat gailesiyle herkesten önce kirlenip aşınacağını… En temiz,  en masum olanlar  ilk hedef gösterilen, kirlenmesi için en çok çaba gösterilenler oluyor, ne yazık ki en ufak bir leke bile en çok beyazda göze çarpıyor.

Karlar eridiğinde ortaya çıkan çamurun, göze her zamankinden daha de kirli görünmesi gibi. Bu da bize beyazın, saflığın ve masumiyetin kırılganlığını bir kez daha hatırlatıyor.

Belki de yeni yıl, bize bambaşka bir dünya sunmaz ama bakışımızı tazeleme ihtimali verir. Kötülük görünür olabilir, gürültülü olabilir; iyilik ise sessizdir ve çoğu zaman fark edilmez. Yine de insan, neyi çoğaltacağına her gün yeniden karar verir. Temiz kalmak zor olsa bile, temiz bakmak hâlâ mümkün. Yeni yılın renklerimizi kirletmek, soldurmak yerine çoğaltmasını; kalbimizi yormadan genişletmesini diliyorum.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Behiye Tatlıcı
Behiye Tatlıcı
10 Eylül 1982 tarihinde Adapazarı’nda dünyaya geldim. Sakarya Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. Ardından, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği bölümünde yüksek lisans yaptım. Uzun yıllar kolej ve dershanelerde öğretmen olarak görev aldım. 2014 yılından itibaren derin okuma, yazma ve editörlük alanlarında kendimi geliştirmeye çalışmaktayım. Bu amaçla edebiyat alanında pek çok atölye, dersler ve sempozyumlara katıldım. Farklı kaynak taramaları ve okumalar yaptım. Yazın alanında daha üretici olmayı ve kendimi geliştirmeyi hedeflemekteyim. İlk romanım “Araf” Edebiyatist Yayınevi’nden 2024 yılında çıktı. Şimdi öykü kitabımı tamamlamak üzereyim.

POPÜLER YAZILAR