Pazartesi, Ağustos 24, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Halamın Kömür Ütüsü 

Halam Zeynep, dikiş dikmeye doğuştan yetenekli gibiydi. Bekârlığında açılan dikiş kursuna katılmış, kursu başarıyla tamamlamıştı. Evde müşterileri için diktiği elbise, etek, ceket, manto, gömlek ve pantolonlardan kazandığı parayla kimi zaman evin ihtiyaçlarına katkıda bulunur kimi zaman da askerdeki kardeşine para gönderirdi. Evlendikten sonra da dikişi hiç bırakmadı; müşterileri onu bulmaya devam etti.

Sayılarla arası da en az dikiş kadar iyiydi. Matematiği kuvvetliydi. Bir kıyafetin kalıbını çıkarırken ölçüleri zihninde âdeta hesaplar, patronunu (kalıbını) büyük bir ustalıkla hazırlardı. Kumaşın üzerine terzi sabunuyla attığı her çizgi, daha makas değmeden ortaya çıkacak giysinin habercisi olurdu.

Dikiş tamamlandığında sıra ütüye gelirdi. O yıllarda evlerin vazgeçilmezi, içi kor hâline gelmiş kömürle ısıtılan ağır demir ütülerdi. Halam önce mangaldan iyice köz hâline gelmiş kömür parçalarını maşa ile ütünün içine yerleştirirdi. Ütünün kapağını kapatır, içindeki közün iyice tutuşması için birkaç kez hafifçe sağa sola sallardı. Salladıkça ince kül taneleri dökülür, ütü ısınmaya başlardı. Sonra, ütünün altını kullanılmayan eski bir bez parçasının üzerinde birkaç kez gezdirir, hem tabanını temizler hem de içeriden gelebilecek son kül kırıntılarının kumaşa bulaşmayacağından emin olurdu. Ancak ondan sonra diktiği elbisenin üzerine ütüyü indirirdi. Ağır demir ütü kumaşın üzerinde usul usul ilerlerken kırışıklıklar kaybolur, biraz önce sıradan görünen kumaş, özenle dikilmiş şık bir giysiye dönüşürdü.

Ütü soğumaya başladığında yeniden mangalın başına gider, içindeki sönmüş kömürleri boşaltır, taze közlerle tekrar doldururdu. Elektrik düğmesine basmak kadar kolay değildi; her ütüde emek, sabır ve zamanını vermek vardı.

Yatak odasında duvardan duvara gerdiği bir ip vardı. Çok titiz çalışırdı. Diktiği kıyafetleri ütüledikten sonra tek tek askıya alır, o ipe özenle asardı. Müşterisi gelene kadar ne toz değmesine ne de kırışmasına izin verirdi. İşi bitince ütünün içindeki küller tamamen soğuyana kadar bekler, sonra kapağını açıp kalan külü dikkatle boşaltırdı. Tabanını yumuşak bir bezle siler, üzerindeki is ve tozu temizler, kapağını kapatıp yerine kaldırırdı. Bir sonraki dikişte yeniden kullanılacağı günü orada öylece beklerdi.

Şimdi deponun bir köşesinde, yılların tozunu üzerinde taşıyan, unutulmaya yüz tutmuş o kömür ütüsünün dili olsa da konuşsa… Kim bilir kaç sarı, yeşil, mavi, pembe elbisenin üzerinden geçti; kaç bayramlığı, kaç nişanlığı, kaç günlük kıyafeti jilet gibi yaptı. Nice gelinliği ilk kez onun sıcaklığıyla son hâlini aldı. Nice müşterinin yüzünü güldürdü; nice bayram sabahının, nişanın ve düğünün telaşına sabırla eşlik etti. Halamın sağ elindeki dikiş yüksüğünden sonra en çok kullandığı, belki de en çok sevdiği yardımcısı oydu.

Halam evlenmeden önce de yeğenleri Mahmut, Mehmet ve Ali’nin kıyafetlerini kendi elleriyle diker, onları büyük bir özenle giydirirdi. Erkek çocukları için dikeceği kıyafetlerde böylece önemli bir deneyim kazanmıştı. Evlendikten sonra ise Sercan, Nurcan, Yılmaz, Fadime ve Mesut’un kıyafetlerini de aynı özen ve sevgiyle dikti. Çocuklarının üzerinde kendi emeğini görmek, onu her defasında mutlu ederdi. Bir bayram öncesi halam, kızları Sercan, Nurcan, Fadime ile bana, sarı-yeşil desenli, karpuz kollu cıvıl cıvıl bayramlık elbiseler dikmişti. Bayramda giyinip halamın diktiği elbise üzerimdeyken onun elini öptüğümde çok mutlu olmuştu.

Müşterileriyle kurduğu ilişki, yıllar içinde onu âdeta insan sarrafı yapmıştı. Kimi, dikilen kıyafeti büyük bir beğeniyle teslim alır, teşekkür eder hatta emeğine duyduğu saygıyı göstermek için ücretini fazlasıyla öderdi. Kimi ise özenle dikilmiş elbisede mutlaka bir kusur bulur, ücretini eksiltmeye çalışır, ödemeyi de sürekli ertelerdi.

Belki de bu yüzden üç kızına dikiş öğretmek istemedi. Yıllarca verdiği emeğin her zaman aynı değeri görmediğini yaşamıştı. Gülümseyerek, “Öğrenip de ne yapacaksınız? Diken de avrat, diktiren de avrat,” der, onları dikişten uzak tutardı.

Gerçekten de kızları terzilik öğrenmedi. Her biri büyüyüp evlendi, kendi yuvasını kurdu. Kumaşlarını başka terzilere diktirdiler; halamın dediği gibi, diken değil, diktiren oldular.

Canım halam Zeynep, 1994 yılında, henüz elli dokuz yaşındayken, birkaç yıl süren felç ardından aramızdan ayrıldı. Ardında diktiği sayısız kıyafet, sevgiyle büyüttüğü evlatları ve onu tanıyanların gönlünde silinmeyen güzel hatıralar bıraktı.

Yıllar geçti. Elektrikli ütüler çıktı. Kömür ütüsü önce bir köşeye kaldırıldı, sonra deponun yolunu tuttu. Bugün hâlâ orada duruyor; üzerinde yılların tozu var. Ama ben ona her baktığımda o tozu değil, halamın terzi sabunuyla kumaşa attığı ilk çizgileri, makasının ritmik sesini, kömür ütüsünden yükselen sıcaklığı ve bayram sabahı üzerime giydiğim cıvıl cıvıl elbiseyi hatırlıyorum. O ütüye baktığımda, gözüm yılların tozunu değil; halamın emeğini, sabrını ve sevgisini görür.

Bugün geriye dönüp baktığımda, halamın emeğinin yalnızca diktiği kıyafetlerde kalmadığını düşünüyorum. Torunları da onun çalışkanlığını ve emeğe verdiği saygıyı miras almış gibiydi. Her biri kendi yolunda emek vererek yetişti. Aralarında mühendisler, ekonomistler, sağlık çalışanları; bir istatistik uzmanı, bir İngilizce öğretmeni, bir psikolog ve bir doktor var. Kimisi sayılarla, kimisi insanlarla, kimisi bilgiyle çalışıyor. Belki de halamın en büyük mirası; yaptığı her işi özenle, sabırla ve emekle yapma anlayışıydı.

Ruhu şad olsun.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Hüsniye Yaroğlu Güler
Hüsniye Yaroğlu Güler
Tarsus doğumludur. İlk, orta ve lise öğrenimini Tarsus’ta tamamlamıştır. ODTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliğinde Lisans, Yüksek Lisans ve Doktora derecesine sahiptir. Bir kamu kuruluşunda uzman olarak çalışmaktadır. Eş zamanlı olarak 5 yıl bir devlet üniversitesinde, 8 yılda bir vakıf üniversitesinde öğretim görevlisi olarak Mühendislik fakültesinde toplam 13 yıl dersler vermiştir. Ayrıca AB projelerinde proje müdürü, yürütücü, koordinatör, paydaş olarak çalıştığı Kurumu temsil etmiştir. Çeşitli ulusal projelerde hakemlik yapmaktadır.

POPÜLER YAZILAR