Yaşamın uçsuz bucaksız bir tuval,

Ressamı sensin; avucunda rengârenk boyalar.

Alı, karası… Hangi tonu kullanırsan kullan,

Olacak senin tezahürün, resmedeceğin kendi dünyan.

Naifti, duruydu gönlün bir zamanlar;

Ta ki diğer renklerle hemhâl olana kadar.

Varlık sahnesine çıktığında anladın:

Bildiğin gibi değilmiş âlem, beyaz değilmiş tek olan.

Akça pakçaydı ruhun cihana indiğinde,

Masumdun, saftın, berraktın evvelinde.

Hayat tiyatrosunda oynadığın her rolde,

Lekelendi beyazın, geçen yıllar içinde.

Şatafattan uzak dur; arın dertten, kederden.

Beyhude taşıma yükleri, savur at üzerinden.

Gör bak o vakit nasıl döneceksin özüne,

Seni senden eksiltenleri eserinden silerken.

Bu yazı sana ne hissettirdi?