Cumartesi, Kasım 22, 2025

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Cesaretin Bedeli-Bir Kadının Yanma Hikâyesi

Afife Jale Tiyatro Oyunu 

Afife tiyatro oyunu, Selin Cankı Ceylan tarafından yazılan, Serdar Biliş tarafından yönetilen, Afife Jale’nin yaşam öyküsünden ilham alınarak yaratılmış hayali bir kumpanyanın hikâyesi. Bilindiği gibi Afife Jale (1902-1941), Türkiye’de sahneye çıkan ilk Müslüman, Türk kadın tiyatro oyuncusudur. Osmanlı’da Müslüman kadınların sahneye çıkması yasaktı. Henüz Jale sahne adını kullanmayan, Afife, 1919 yılında Darülbedayi, yani bugünkü İstanbul Şehir Tiyatrosu seçmelerine girer ve kazanır. Yine aynı yıl, Yamalar isimli oyunda Ermeni kadın oyuncunun oyuna gelememesi neticesinde Afife rolü alır ve sahneye çıkar. Bu devrimsel adım onu, sahneye çıkan ilk Müslüman, Türk kadın tiyatro oyuncusu yapar. Sonraki yıllarda ise, polislerle, muhafazakâr çevrelerle, aile baskısıyla, psikolojik sorunları ve bağımlılık problemleri ile mücadele eder…

2024 yapımı Afife oyuna geri dönersek, oyun Afife Jale’nin zorluklarla geçen yaşam öyküsünü sadece dramatik bir yönden değil, mücadeleci ve devrimci bir yönden ele almış. Devrimcilik her zaman zor iştir. İnsanların aşina olduğu, değerlere, fikirlere, ideolojilere, yaşam tarzına aykırı hareket etmenin her zaman bir bedeli vardır. Ama Afife oyunu bir kez daha gösteriyor ki, eğer bu toplumda kadınsan, bunun sadece ‘bir’ bedeli olmuyor. Farklı farklı cephelerde savaş vermen gerekiyor. Oyun, sevdiği işi yapabilmek adına yanan bir kadının hayatını, danslarla müziklerle, bir kumpanyayla verince hikâyenin katmanı da ortaya çıkıyor. Oyun, sevdiğin işi yapmanın, buna cesaret etmenin, âşık olduğun sahnede var olmanın yaşattığı o herkese nasip olmaz coşkusunu drama yedirmiyor. Afife’yi canlandıran Demet Evgar’ın, Afife’nin yaşadığı duyguları üstüne basa basa oynaması, izleyen herkesin Afife’yi anlamasına, duymasına, hissetmesine büyük katkı sağlıyor. Demet Evgar, Afife olduğunda, ayağını öyle bir yere vuruyor, öyle bir isyan ediyor ki, sanki haksızlık yaşadığında hissettiği o duyguyu, taa içinden bir yerden çekip sahneye getirip izleyicinin önüne koyuyor. Bu da Demet Evgar’ın oyunculuk maharetinin göstergesi. Necip Memili’nin rolü ve oyunculuğu oyuna dinamizm katarken, Tilbe Saran ustalığını yine konuşturuyor. 

Oyunun, Afife’yi ele alış şekli çok etkileyici. İlk Müslüman, Türk kadın tiyatrocusunun ne kahramanlık hikâyesini istiyorsunuz ne de başına gelenler yüzünden morfin bağımlısı olan, ağrılar içinde ölen bir kadının dramını izliyorsunuz. Oyun, Afife’nin insan halini ele alıyor. Afife sadece bir insan. Bir kadın. Oyun, Afife’nin hayalini kurduğu bir evrenin izleyicisi olmak yerine, o evrene dahil olmanın verdiği mutluluğu, coşkuya da veriyor. Tiyatroyu basıp köşe bucak Müslüman kadın tiyatrocu arayan polislerden kaçmanın verdiği korkuyu da, kaçmasına yardımcı olan kadınlarla yaptığı işbirliğinin verdiği hınzırlığını da gösteriyor. Baba evinde ailesinin “Başımızı öne eğdirdin,” baskısını da, “Ben kötü bir şey yapmadım,” isyanını da… Baş ağrılarının onu gün gün zorlamasını da, bu ağrılardan kaçmak için morfine başlayışını ve gün geçtikçe psikolojik sorunlarının onu ele geçirişini de izliyorsunuz. Prodüksiyon, danslar, müzikler ve harika oyunculukları sayesinde deneyimliyorsunuz demek daha yerinde olur. Multimedya kullanımının modern ve yenilikçi oluşu, hareketli kamera kullanımının izleyiciyi içine çekmesi, yuvarlak kayar sahne üzerinde, dans ve ritim geçişleri oldukça etkileyiciydi. Oyun tek perde, 120 dakika. Uzun sürenin bazı izleyicileri yorduğuna dair eleştiriler olsa da, renkli atmosfer beni sıkmadı. Yine Afife’nin yalnızlık ve çöküş döneminin hızlı geçildiğine dair eleştiriler bulunsa da, ben oyunun temasının bir kadının mücadelesi olması sebebiyle, o dönemin uzun ve yoğun işlenmesinin bilinçli bir tercih olduğuna inanıyor ve daha yoğun işlenmese de olur diye düşünüyorum.

Oyunun temalarından birisi de ‘yanmak’. Bir kadının sadece istediği, yetenekli olduğu bir işi yapabilmek için verdiği mücadelenin bir ‘kendini yakmaya’ dönüşmesi. Neden kadınlar, özellikle bizim toplumumuzda, sevdikleri işi yapmanın bedeli olarak yanar? Neden sadece o işi deneyimlemez mesela? “Bu işi bir deneyeceğim,’’ diyemez de uğruna savaşlar vermek zorunda kalır. Neden denemek için tek hakkı vardır? Evlilik, iş, meslek fark etmeksizin… Neden bir kadın sadece mesleğini icra ettiği için, ailesinin başını yere eğdirir, hakkında dedikodular çıkar, namusu elden gider, ailesi insan içine çıkamaz olur? Neden kadınlar, uygun bir iş ya da eş seçemezse, eve hapsedilir, dayak yer, daha da iflah olmazsa evden kovulur? Kadınlar bir işe giriştiğinde, neden annelikleri zeval görür, “Çoluğu çocuğu da mı düşünmüyorsun?’’ olur? Neden kadınlar bir işe girişti mi ve o iş toplumda alışılmamış bir meslekse, “Bu kadar da olmaz,’’ denilir, “toplum nereye gidiyor, kim buna dur diyecek?’’ denir? Afife’de olduğu gibi, polisinden jandarmasına, onu evcilleştirip topluma kötü örnek olmaması için onu zapturap altına almaya çalışır? Kadının iyilik halinden kimse sorumlu değilken, kadın yoldan sapınca neden kadının bir sürü sahibi çıkar? Neden o zaman, “Kadınlar, kadınlarımız, kızlarımız,’’ olur? Cesaret etmenin hafif bedelleri kadınlara uğramaz. Kadınlar için, bir şeye cesaret edebilmenin sonucu, yanmaktır. O yüzden, “O da kendini yaktı,’’ denir. Neden kadınlar, kazanım elde edebilsin diye önceki nesilden bazı kadınların kendisini yakması gerekir? Neden kadın kahramanların ödediği sadece ‘bir’ bedel olmaz?

Afife tiyatro oyunu, tiyatrocuların ustaları, Afife Jale’ye bir saygı duruşu. Bir tiyatro ödülünden, genel kültür bilgisi olarak ilk kadın Müslüman, Türk tiyatro oyuncusu bilgisinden tanıdığımız Afife Jale’nin çok daha fazlası olduğunun hikâyesiydi. Afife ve sonrasında sadece ‘bir’ şey istediği için yanan, yakılan kadınlara bir saygı duruşu…

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Meltem Özkan
Meltem Özkan
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji mezunu, Yüksek lisansını İstanbul Bilgi Üniversitesinde tamamladı. İstanbul’da yaşıyor ve sosyolog olarak çalışıyor. Çeşitli öykü kitaplarında ve dergilerde yazıları yayımlandı. Sinema, sosyal projeler ve yazarlık alanında üretimlerini sürdürmektedir. Üç kişilik bir ekip ile film ve dizi yorumları yaptığı “Uzaktan Bak Gözün Bozulacak” adlı bir podcasti bulunmaktadır.

POPÜLER YAZILAR