Perşembe, Nisan 23, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Sizin İkigai’niz Ne?

Sabah gözünü açtığında distopik bir gelecekte buluyorsun kendini. Kuzey Amerika’nın harabeleri üzerine kurulmuş Panem ülkesindesin. Başkenti “Capitol” ve ona bağlı yoksulluk çeken on iki tane mıntıkanın on ikincisinde yaşıyorsun. Madencilik üzerine yoğunlaşmış bu mıntıka, Panem’in en fakir ve en uçtaki mıntıkası. 

On ikinci Mıntıka Şehir, Hob, Galipler Köyü ve Damar olarak isimlendirilen dört bölgeye ayrılıyor. Sadece “Şehir” daha zengin tüccar ailelerinin yaşadığı bir bölge. Diğer bölgelerde yaşayan herkes büyük bir açlık mücadelesi içinde. 

Panem, on iki bölge üzerindeki hâkimiyetini sürdürmek için her yıl ülkedeki çocukları “Açlık Oyunları” adını verdiği  bir ölüm yarışına sokuyor.

Geçmişteki isyanların cezası olarak, her mıntıkadan kura ile 12-18 yaş arası bir kız bir erkek haraç seçiliyor. Sadece biri sağ kalana kadar televizyonda canlı yayınlanan bir arenada savaştırılıyor.

Capitol, bu oyunlarla mıntıkalara gücünü hatırlatıyor ve korku salarak isyanları önlüyor. 

Bu kurgunun başkahramanı Katniss Everdeen olarak senin ikigai’n ne olurdu?

Her sabah güne nasıl başlardın? Hayatın anlamı ne olurdu?

Yemek bulmak için ormanda avlanmak mı, ailene destek olmak için madende çalışmak mı, otoriter yönetime direnmek mi, yoksa hayatta kalma içgüdüsünü kaybetmemek mi? 

“Açlık Oyunları” gününe kadar her gün yaşadığına, ailenle birlikte olduğuna şükretmek mi? 

Yoksa, o büyük gün geldiğinde senin veya kardeşinin adının kurada çıkmaması mı?

Diyelim duaların gerçekleşmedi ve kurada ilk çıkan kız kardeşin oldu. O zaman senin için yaşamın anlamı değişir miydi? O hayatta kalsın diye yerine gönüllü olur muydun? 

İnsanlar yaptıkları şeylerde ve yaşayış biçimlerinde hâlâ anlam arıyorlar. Neden bazı insanlar ne istediğini bilirken, yaşam tutkuları varken diğerleri kafa karışıklığıyla güçsüzleşiyor?

“Hep meşgul kalarak mutlu olma” diye çevrilen ikigai, bir Japon felsefesi aslında. İkigai’lerini keşfeden insanların yaşamları boyunca uzun ve mutlu bir yolculuk için gereken her şeye sahip olduklarına inanılıyor.

Kendi yerine ablası Katniss Everdeen’in “Açlık Oyunları” na katılmasını gözyaşlarıyla izleyen küçük kız kardeşin, o dönene kadar (eğer dönebilirse…) ikigai’si yani hayat amacı ne olur?  

UMUT…

Dünyanın tüm kötülükleri kutudan dışarı saçılıp, gökyüzünü kararttığında içimizde o tek kalan şey “umut”, onun için bir kurtarıcı olur. Bir “yanılgı” olsa ablasını bir daha göremeyeceğini bilir. 

Japonlara göre herkesin içindeki derinliklerde saklı bir ikigai’si vardır. Onu bulmanın sabırlı bir arayış gerektirdiğine inanılır. Okinawa’da yaşayan Japonlar bunu başaranlardan. İkinci Dünya Savaşı sonunda iki yüz bin masum hayat yitirilmiş olmasına rağmen, Okinawalılar, ikigai’lerini keşfedip uzun ve mutlu bir yaşam kurmayı başarmışlar. Dışardan gelenlere düşmanlık beslemek yerine “Daha önce tanışmış olsan bile herkese kardeşin gibi davran,” prensibine göre yaşıyorlar. 

Ekip çalışması sistemi uygulayıp, birbirlerine yardım ediyorlar. Arkadaşlıkları besleyip, hafif yemek yiyorlar. Yeterince dinlenip, düzenli ve orta derecede egzersiz yapıyorlar. Uzun yaşayan bu asırlık insanların yaşam sevinçlerinin özü, doğum günlerini ve her yeni günü kutlamaları.

Japonca’da ‘emeklilik’ sözcüğünün olmadığını biliyor muydunuz?

Aslında birçok Japon sağlıkları el verdiği sürece sevdikleri şeyleri yapmaya, faal kalmaya devam ediyor, asla gerçekten emekli olmuyorlar. Japon kültüründe, hayatta bir amaca sahip olmak çok önemli. Bu yüzden bizim emeklilik tanımı burada geçerli değil. 

Uzun yaşamanın sırrı, günümüzde anlaşıldığı üzere sadece estetikler, gençlik iğneleri, uzun sıkıcı diyetler, bireyselllik, bol alışveriş, çok para harcama değil! 

Kendi ikigai’ni bulmak!

Bir tutam olumlu tutum, bir tutam duygusal farkındalık, bir tutam zihni aktif tutmak, bir tutam aktif olma, bir tutam iyi arkadaşlar, bir tutam doğayla bağlantı, bir tutam şükretme, bir tutam ânı yaşama ve kocaman bir tutam da tutkularınızın peşinden gitme.

Viktor Frankl, henüz ikigai’nizin ne olduğunu bilmiyorsanız, göreviniz onu keşfetmek olsun diyor.

Okinawalılardan öğrendiğimiz ise ikigai’mizi bulmak için çok da kaygılanmamız gerektiği. 

Sezgilerimiz ve meraklarımız aslında ikigai’mizle bağlantı kurmaya yardımcı olan içsel pusulalarımız. İkigai’mizle bağlantı kurmanın mükemmel bir stratejisi yok.

Zevk aldığınız şeyleri izleyin, hoşlanmadıklarınızdan uzaklaşın veya değiştirin. Sizi yönlendiren merakınız olsun. Size bir amaç kazandıracak, mutlu edecek şeylerle meşgul olun. Mutlaka büyük bir amaç olması da gerekmez.

Yaşadığımız şu yüzyılda iyi bir ebeveyn veya  iyi bir komşu olmak bile hayatımızı yeterince anlamlı kılabilir. Sizin İKİGAİ’niz ne?

Kaynak:https://www.beyazperde.com/filmler/film-145083/kullanici-elestirileri/

“IKIGAI” Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı -Hector Garcia& Francesc Miralles

Ayda İmer
Ayda İmer
Yeditepe Üniversitesi Hazırlık Okulunda İngilizce Öğretim Görevlisi.Yıldızlar Dökülür Gecelerimden, Çiçek Açan Öyküler, Her Sonbahar Gelişinde ve Görülmemiştir kollektif kitaplarının yazarlarından biridir.

POPÜLER YAZILAR