Cumartesi, Nisan 18, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Adım

Kurduğumuz hayallerin gerçekleşmesini istiyorsak aksiyon almak gerektiğini biliriz. Teorikte her şey tamamdır belki ama pratiğe geçmek için atılacak ilk adım, işte en zor olan da odur. Sahi nedir bu ilk adımın altında yatan zorluk?

Bazılarımıza cesaret etmek zor gelir. Bazılarımıza o yola emek vermek bazılarımıza da sabretmek zor gelir.

Bazen de düşmek korkutucudur, hata yapmak, yanlış yol izlemek…

Bazılarımız da doğru zamanı bekler. Şartların olgunlaşmasını, tünelin ucundaki ışığın görünür olmasını bekler, o ilk adım için.

Hayallerimizin ütopik birer rüya olmaktan çıkıp gerçekleştirilecek bir hedefe dönüşmesi için sabrımızı ve cesaretimizi cebimize koyup o ilk adımı atmamız gerekir.

“Binlerce kilometrelik yolculuk, o ilk adımın atılmasıyla başlar,” der Lao Tzu.

Bir de hayata henüz gözlerini açmış bebeğinin, hiçbir zaman o ilk adımı atamayacağını öğrenen bir annenin gözünden bakalım adımların anlamına. O duygunun nasıl bir yürek sızısı olduğunu yaşamadan tahayyül edebilir miyiz? Böyle bir durumla karşı karşıya kalan bir annenin, evlâdının ilk adımı görebilmek için göze alamayacağı bir şey olabilir mi? Cesaretin ve sabrın ne demek olduğu, o annenin mücadelesinde görülmez mi? 

Bıkmadan, yorulmadan, “Yapamazsın, olmaz,” diyenleri kulak arkası edip yolundan bir an bile sapmadan, senelerce evladının ayağa kalkıp bağımsız şekilde adımlarını atabilmesi için kendi hayatından geçen annelere Allah’tan başka kim engel olabilir? Hangi basit sebep inancına gem vurabilir? Saygıyı sonuna kadar hak eden, bu eli öpülesi anneleri taltif edecek hangi söz yeterli gelir?

Hiç çaba sarf etmeden de zaman geçer şüphesiz ama geriye dönüp bakıldığında hâlâ aynı yerde olduğunu üzülerek görür insan. Her adım kıymetlidir. Atalım o adımları! Düşmeden, kalkmadan, dizlerde kollarda yaralar olmadan kim öğrenmiş ki yürümeyi? Varsın, yaş kaç olursa olsun. Varsın, sokakta insanlar üzerimize gülsün. Sen daha çok çabala. Her şeye ve herkese rağmen adım atmaktan geri durma.

Gerekirse her defasında en baştan başlayarak, emekleyerek ama her gün yeniden deneyerek. “Çok zor, belki de zamanı değil,” diyen herkese, hatta iç sesimize bile kulaklarımızı tıkayarak. Ta ki olana kadar…

İnanın ki buna değecek. Hayalleriniz belki de ilk seferde önünüze serilmeyecek ama bugün olduğunuz yerden daha yakın olacaksınız, üstelik heybenizde bolca tecrübe ile… 

Yol, insanı başkalaştırır. Kimse çıktığı yolda olduğu hâliyle kalmaz. Yol, bazen yaralayabilir ama yaraya da bilir. Yıllar geçtikten sonra hiç denemden, hiç risk almadan, sıfır tecrübe ile kendini aynı yerde bulmak istemiyorsan, o adımı at! Kendi adıma her yolu denemiş, bir sürü acı tatlı hikâye biriktirmiş olmayı tercih ediyorum.

“Ne yaparsanız yapın veya yapmayı hayal ederseniz edin, başlayın. Cesarette, deha güç ve sihir vardır,” diyen Goethe’ye katılmamak mümkün değil.

Bazen başlamak için o ilk adımı atmak hafife de alınabiliyor. Yetersiz hazırlıkla da olsa başla. Çünkü asla tam anlamıyla hazır olamazsın. Emin olmayan birinin alçakgönüllülüğü ve mümkün olduğunu bilen birinin heyecanıyla başla.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Nebiye Sevük
Nebiye Sevük
Rize doğumlu. Eğitim hayatına, beş yaşındayken geldiği İstanbul’da başladı. Anadolu Üniversitesi İşletme Yönetimi, İstanbul Üniversitesi Kültürel Miras bölümünden mezun oldu. Okuma ve yazma çocukluktan gelen tutkusu. Bu tutkusunu 2023 yılında “Umut’la Umuda” adlı kitabıyla somut hâle getirdi. "Hasret" adlı hikâyesiyle “Öykülerin Dili Var” adlı kolektif öykü kitabında yer aldı. Okumaya ve yazmaya tutkuyla devam ediyor.

POPÜLER YAZILAR