Onun fevkalade bir insan olduğunu sanırdım. Ömrümü buna inanarak geçirmiştim. Oysa bilmeliydim, en başından beri, insan denen varlığın hiç de fevkalade olmadığını. Neydi ki beni buna inandıran? Çocuk aklımla sevmiştim onu. Oysa diğer insanlar gibi nefes alan sıradan bir faniydi. Sık sık düşünürdüm hayatını, neler yaptığını, bir günün nasıl geçtiğini… Hayatının bir parçası olmaya çalışırdım. Ona güvenim sonsuzdu. Böyle bir konuma sahip olmak için insanın bir çaba sarf etmiş olması gerekirdi. Ama o hiçbir şey yapmamıştı.
Rüyalarımda bile beni üzen o adamı niçin sevmiştim, bunu kendim de bilmiyordum. Bu, bir insanın kendine verebileceği en büyük cezalardan biriydi. Zira tüm benliğimle sevdiğimi sanıyordum. Bir hayali sevmekten öteye gitmiyordu sevgim. Ama işte yıllarımı heba etmiştim.
Zamanın bu noktasından geriye baktığımda, çocukken de çok harika bir ilişkimiz yoktu. Biz devamlı barışıp küsen çocuklardık. Elimden en sevdiğim bebeğimi alıp kolunu koparmıştı. Sonrasında da hiçbir şey olmamış gibi çekip gitmişti. Kalbimi sürekli kıran bir çocuktan neydi beklentim? Çocukluk kadar uzaktı şimdi tüm anılar.
Onu sevmekten vazgeçmediğim gecelerde tam olarak neye inanıyordum? Bensiz nefes alıp verirken aslında en doğal olanı yapıyordu. Sorun şu ki ben nefessiz kalıyordum. Bendim o sanrıları gören. Öylesine yoktu ki, varlığından şüphe ederdi bir başkası. Sevgi sandığım bu illüzyon, bariz takıntıydı. Hiç var olmamıştı, o kadar yoktu ki kendimden yeni bir ben yaratmak zorunda kaldım. Neydi beni benden alan, yıllarca kaybolmama sebep olan, hayatımı elimden alan? Yerimde sayıp durdum. Bir kaçıştı benimki, o tamamen hayatımdan çıkana kadar süren bir kaçış.
Sanmakla bir ömür geçmişti. Şimdi elimde sönmekte olan bir baloncuk kadar naif bir sanrı. O zamanlar aklımdan geçenleri hiç hatırlamıyorum. Yalandan kurulmuş bir hayat. Gerçek sevgi bu değil, aşk da değil. Kocaman bir yalan. İnsan bir yalan uğruna muhteşem bir şekilde yanılgıya kapılabilir.
Nasıl olmuştu da bunca yılı bu şekilde geçirmiştim, hiçbir şeyin farkına varmadan? Ve şimdi ne olmuştu da her şey farklı görünüyordu? Bir daha birbirimizi dünya gözüyle göremeyeceğiz. O artık başka bir ülkenin yetim çocuğu gibi. Bugüne kadar hikâyeyi hep istediğim gibi yazmıştım ama sonunu yazamamıştım. Yollarımız kesişti, kaderim sandım. Gittiğim hiçbir yolun sonunda yoktu. Çıkmaz sokaklarda kaybettim onu, bir adım ötede.
Şimdi onca fırtınadan sonra hâlâ geç değilse, birini gerçekten sevmek isterdim. Gözlerimin içinde bir başkasının hikâyesi var.



