Her insanın içinde derin bir yalnızlık saklıdır aslında.
Kimi bunu sahte kahkahalarla saklar,
kimisi ise yalnızlığına saklanır.
Kalabalık ortamda kendini yapayalnız hissederken,
akmayan gözyaşlarının yasını tutar içinde.
Kalbi paramparça olur ama güler.
Ruhundan iz kalmadığında ise boşluğa dalıp gider.
Her insanın içinde bir yalnızlık saklıdır aslında.
Bazıları bunu “kaliteli yalnızlık” diye altın tepside sunarken,
kimileri de dört duvarla dost olur.
Boylu boyunca bir yalnızlıktır düşüncelerin arkasına saklanan.
Kalıplarını kozaların ardına saklarken,
kelebeğe dönüşmenin hayalini kurarlar.
Fark etmezler, kayboldukları şehrin gürültüsünde
yitip gittiklerini.
Gece çökene kadar saklar,
geceyle beraber çökerler sessizliğe.
Oturur, bir şarap içer; yalnızlığıyla dertleşir.
Sabah olunca yeniden ayağa kalkar,
bir kez daha o şehrin gürültüsünde
kaybolmaya hazırlanırlar.
Her insan yalnızdır aslında.



