Ayışığı usul usul akarken saçlarımdan,
Leyl düştü payıma aşk namına.
Kader, öyküsünü ilmek ilmek örerken alnıma,
Sitemim var lakin sen üstüne alınma.
Aynaya baktım; örgülerimde tüm renklerden bir ah!
Ruhuma baktım yangın yangın enkaz.
Nasıl da kanmışım yıllara,
Nasıl da parçalanmış on yıllık rüya,
Nasıl da ziyan olmuş onlarca hatıra.
Kim verir hesabını,
Savcı mı, hâkim mi, kâtip mi?
Kim sarar yaralarımı,
Yarasız bir tabip mi?
Bir ninni mırıldanır rüzgâr,
Sırtımda lal mevsiminden kalma yaralı bir hırka.
Kalbimden öper rüyalar, nahif ve nazenin.
Küçük bir kız çocuğu gibi ipekten elleriyle
Kar tanelerinden beyaz neşeler toplar hala
Boynu bükük anılar…



