Cumartesi, Nisan 11, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Tüyleri Gümüş Rengi 

Onu ilk gördüğümde avuç içi kadar bir şeydi. Yağmur yeni dinmişti, yol kenarındaki çamurun içinde titreyerek duruyordu. Tüyleri kirden griye dönmüştü ama gözleri… Ah o gözleri tertemizdi. Sanki dünyada başına gelen her şeye rağmen hâlâ birine güvenmeye hazırdı. Elimi uzattım. Kaçmadı. Sadece başını avucuma yasladı. O an adını koydum: Gümüş.

Eve götürdüğümde veteriner, en fazla bir buçuk aylık olduğunu söyledi. Zayıftı, korkaktı ama garip bir şekilde hep beni izliyordu. Sanki “Beni bırakan dünya buysa, sen başka bir dünyasın,” der gibi… İlk geceden itibaren yatağımın yanına kıvrıldı. Uyumadan önce son gördüğüm şey küçük göğsünün düzenli iniş çıkışıydı.

Gümüş büyüdükçe evin neşesi oldu ama onun sevgisi sıradan bir köpek sevgisi değildi. Ben nereye gidersem o da oradaydı. Mutfakta yemek yaparken kapının eşiğinde uzanır, çalışırken masanın altında beklerdi. Bazen başını dizime koyar, sadece gözlerime bakardı. O bakışta bir talep yoktu; sadece “Buradayım,” diyen sessiz bir sadakat vardı.

Bir kış günü bunu asla unutamayacağım bir şekilde anladım.

O dönem hayatım karmakarışıktı. Üst üste gelen işler, yorgunluk, uykusuzluk… Bir akşam eve geldiğimde kendimi iyi hissetmiyordum ama önemsemedim. “Biraz dinlenirim geçer,” dedim. Koltuğa uzandım. Gümüş her zamanki gibi ayakucuma kıvrıldı.

Gece yarısı şiddetli bir baş dönmesiyle uyandım. Kalkmaya çalıştım ama gözüm karardı, yere yığıldım. Ne kadar süre geçti bilmiyorum. Yarı baygın hâlde tek hatırladığım şey, yüzümdeki ıslak dokunuştu. Gümüş havlamıyordu, panik yapmıyordu. Sürekli yüzümü yalıyor, burnuyla kolumu ittiriyordu.

Sonra birden kapıya koştu. Delicesine havlamaya başladı. Normalde apartman kapısına biri gelmeden böyle havlamazdı. O gece durmadı. Komşum sabah namazına kalkarken sesleri duyup kapıyı çalmış. Gümüş kapının önünde havlaya havlaya zıplıyormuş.

Kapı açılır açılmaz içeri fırlamış, sonra geri dönüp bana koşmuş. Komşum beni yerde görünce ambulans çağırmış. Düşük tansiyon ve ciddi sıvı kaybı demişler. “Biraz daha geç kalınsa baygınlık daha da ağırlaşabilirdi,” dedi doktor.

Hastaneden döndüğüm gün Gümüş’ün tavrı değişmişti. Normalde oyun delisi olan köpeğim, günlerce yanımdan ayrılmadı. Banyoya bile giderken kapının önüne yatıyor, ben çıkana kadar bekliyordu. Sanki “Seni bir kez kaybetme ihtimali yaşadım, bir daha izin vermem,” der gibiydi.

Ama onun sadakati sadece o geceyle sınırlı değildi.

Ne zaman üzgün olsam, kimse fark etmese bile o fark ederdi. Sessizce yanıma gelir, başını dizime yaslardı. Konuşmazdı tabii, ama bazen en büyük sadakat konuşmadan kalabilmektir. Sevincimde zıplar, hüznümde ağırlaşırdı. Benim duygularım onun havası gibiydi; görünmez ama yaşamsal.

Yıllar geçti. Tüylerine gerçekten gümüş rengi düştü. Yürüyüşleri yavaşladı. Ama kapı sesine koşuşu hiç değişmedi. Eve her gelişimde sanki aylarca ayrı kalmışız gibi sevinirdi. O an hep şunu düşündüm: İnsanlar sevgiyi çoğu zaman şartlara bağlarken, bir köpek seni sadece “sen” olduğun için sever.

Gümüş bana sadakatin gösterişli bir şey olmadığını öğretti. Sadakat, her gün aynı kapının önünde beklemektir. Sen sinirliyken alınmamaktır. Sen güçsüzken nöbet tutmaktır. Karşılık beklemeden yanında kalmaktır.

Onu yol kenarında bulduğum gün ben ona bir yuva verdiğimi sanmıştım. Meğer o gün, hayatımın en sadık yoldaşını bulmuşum. Ve bazı dostluklar konuşarak değil, kalp atışını sessizce paylaşarak kurulurmuş. Gümüş bana bunu öğretti.

Alisa Çiçek Akyol
Alisa Çiçek Akyol
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Denetim ve Risk Yönetimi yüksek lisans mezunu olup bir kamu kurumunda denetmendir. Uçan Süpürge Film Festivali gönüllüsü olup festivalde aktif görev almıştır. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinin Kalite Topluluğunda denetim kurulu ve TEMA Vakfı üyesi olup Telli Turna Doğa Derneğinin Etimesgut ilçe başkanıdır. 6 Şubat depreminden etkilenen üniversite öğrencilerine mentorluk yapmış, Milli Kütüphanede görme engelliler yararına arşive sesli kitap okumuş ve çeşitli bakanlık, belediye, huzurevi ve üniversitelerde sunuculuk yapmıştır. 2008-2019 arası canlı radyo programları yapmış ve sunmuştur. TRT Avaz "Türk Dünyasından İzler" programında seslendirme yapmıştır. Okçuluk, fotoğraf, tiyatro, salon dansları, sinema, seyahat, spor, müzik, halk dansları, doğa yürüyüşü alanlarına meraklıdır.

POPÜLER YAZILAR