Perşembe, Nisan 23, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Düşüşte Bile Süren Şey

İnsan, çoğu zaman hayatın kendisine verdiğiyle değil; elinden alınanlarla tanımlar kendini. Eksilerek çoğalır, kaybederek derinleşir. Belki de bu yüzden, Japonların ikigai dediği şey, sandığımız kadar basit bir “Mutluluk nedeni” değildir. Daha çok, yokluğun içinden süzülen bir varlık ısrarıdır.

Modern dünyanın bize sunduğu formüller, hayatı anlaşılır kılma telaşıyla onu yüzeyselleştirir. “Sevdiğin işi yap, anlam bul,” gibi öneriler, sanki hayatın trajedisini görmezden gelmek ister. Oysa insan yalnızca sevdiği şeylerle değil; dayanabildiği şeylerle de tanımlanır. İşte tam burada ikigai, bir tercih değil; bir direnç biçimi olarak belirir.

Sisifos, her gün aynı kayayı zirveye taşıyıp yeniden düşmesine tanıklık eden o figür… Onun hikâyesi, anlamsızlığın en saf hâlidir. Ama Albert Camus’nün dediği gibi: “Sisifos’u mutlu hayal etmeliyiz.” Çünkü o kaya, sadece bir ceza değil; aynı zamanda onun varoluşudur.

İnsan da kendi kayasını taşır. Kimi zaman bir kayıp, kimi zaman bir hastalık, kimi zaman içten içe büyüyen bir boşluk… Ve her sabah, yeniden o yükü omuzlamak zorunda kalır. İşte ikigai, tam da bu noktada ortaya çıkar: Yükün kendisinde değil; onu taşımaya devam etme kararında.

Hayat bizden alır… Gençliğimizi, sağlığımızı, sevdiklerimizi… Ama alamadığı bir şey vardır: Anlatma isteğimiz! Çünkü insan, yaşadıklarını anlamlandırabildiği sürece var olur. Bir hikâye kurabildiği sürece, düşüş bile bir anlatıya dönüşür.

Sakura çiçekleri bu yüzden güzeldir. Çünkü kalıcı değillerdir. Düşeceklerini bilerek açarlar. Ve biz, o düşüşte bile bir estetik, bir anlam görürüz. Belki de yaşamın kendisi de böyledir: Geçici ama yoğun, kırılgan ama ısrarcı.

İkigai, sabah kalkmak için bir neden değil yalnızca. Bazen kalkacak gücün kalmadığında bile, “Henüz bitmedi,” diyebilmektir. Kendine, hayata ve hikâyene karşı duyduğun o inatçı sadakattir.

Ve belki de en önemlisi şudur: İkigai bulunmaz, inşa edilir. Her düşüşte biraz daha, her kayıpta biraz daha…

Alisa Çiçek Akyol
Alisa Çiçek Akyol
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Denetim ve Risk Yönetimi yüksek lisans mezunu olup bir kamu kurumunda denetmendir. Uçan Süpürge Film Festivali gönüllüsü olup festivalde aktif görev almıştır. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinin Kalite Topluluğunda denetim kurulu ve TEMA Vakfı üyesi olup Telli Turna Doğa Derneğinin Etimesgut ilçe başkanıdır. 6 Şubat depreminden etkilenen üniversite öğrencilerine mentorluk yapmış, Milli Kütüphanede görme engelliler yararına arşive sesli kitap okumuş ve çeşitli bakanlık, belediye, huzurevi ve üniversitelerde sunuculuk yapmıştır. 2008-2019 arası canlı radyo programları yapmış ve sunmuştur. TRT Avaz "Türk Dünyasından İzler" programında seslendirme yapmıştır. Okçuluk, fotoğraf, tiyatro, salon dansları, sinema, seyahat, spor, müzik, halk dansları, doğa yürüyüşü alanlarına meraklıdır.

POPÜLER YAZILAR