Salı, Temmuz 14, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Bizim Kuşak

Kırk, elli yıldır evli olan ve hâlâ el ele tutuşabilen çiftleri gördüğünüzde gülümsemiyor musunuz siz de?

Annem ile babamın altmış yıllık evliliğini ve her sabah yaptıkları o rutin kahve sohbetleri gözümün önünden geçiyor. Daha doğrusu annemin daha hararetli yaptığı o sohbetler… 

Nasıl da bulurdu anlatacak bir şeyler. 

Babam ise sessizce ama şefkatle dinlerdi onu.

Şimdi düşünüyorum da annem, onu seven birinin olmamasının ne demek olduğunu hiç bilmedi.

Güven ve sadakat hep vardı onların hayatında.

Eskilerin tabiriyle GEÇİNMEYE GÖNLÜ OLAN BİR KUŞAKTI onlar…

Galiba bizim kuşağın farkı, bizden önceki kuşağa göre buydu.

Babamın tek bir kadına beslediği o kocaman sevgiyi düşünüyorum. Kırk yılın sırtında bir de olsa, annemi pencerede beklerken ve asla tanımlayamadığım o tedirginliği hatırladığımda ürperiyorum şimdi…

BİR KADIN PENCEREDE BÖYLE GÜZEL BEKLENMELİ İŞTE, diyorum…

Evet; fedakârlığı, katlanmayı bizden çok daha iyi biliyorlardı belki ama hayata inancını defalarca kaybetmeyi ve duyguların her geçen gün nasırlaşması hâlini bence pek bilmiyorlardı.

Tabii ki istisnalar hariç diyelim.

Onlar, yerini seven, balkonuna çiçekler diken, kök salan, anaç bir nesildi. Çünkü onların yerini sevdirenleri vardı. O yüzden ışıl ışıldı evleri.

Bize göre daha naiftiler belki fakat bizim kuşak gibi RUHU TÜRBÜLANSLI KADINLAR değillerdi.

Bizim kuşak, hevesleri, beklentileri, erteledikleri ve istemsiz veda edişleriyle tamamlanmamış bir kuşak aslında. Belki de onaylanmamış bir nesil oluşumuzun etkisidir bu hâl.

Yaraları kanatma merasimi olan bir kuşağız biz. Özlenmeyi özlemişiz hep. Ötelenmiş düşlerimizden geriye bir sürü sessiz harf bırakmış bir nesiliz biz…

Aslında işin içinden çıkılacak gibi değil.

Çaresizce NIETZSCHE’e soruyorum bu konuyu…

“Mutsuz evliliklerin sebebi aşk eksikliği değil, dostluk eksikliğidir,” diyor.

Çok haklı.

Oscar Wilde, esaslı bir giriş yapıyor sonra.

“İnsan hep âşık olmalı ve hep âşık kalmalı. Bu yüzden hiç evlenmemeli.” Bu da farklı bir bakış açısı.

Albert Einstein ne demiş diye bakıyorum sonra.

Şöyle diyor; “Erkekler hiç değişmeyecekleri umuduyla evlenir kadınlarla, kadınlar ise değişecekleri umuduyla. Sonunda iki taraf için de sukutuhayal kaçınılmazdır.”

Koskoca Einstein, bir bildiği vardır elbet.

Kafam iyice karışıyor. Kendi coğrafyama dönüyorum.

Anneannemin sözü aklıma geliyor.

“Uzun evliliğin tek bir sırrı vardır evladım, İYİYİ KÖTÜYE YAMA YAPMAK.”

Demek kodlarımızda terzilik varmış da haberimiz yokmuş. Kusurları, delikleri, yırtıkları bizim kapatmamız öngörülmüş.

Elbette dengeler kurulmalı, fedakârlıklar yapılmalı fakat iki taraf da çabalamalı.

İşte yine eskilerin o sözüne geliyoruz.

GEÇİNMEYE GÖNLÜ OLMAK…

Böyle olunca o kadın pencerede öyle güzel bekleniyor ki şaşırıp kalıyorsunuz vesselam…

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Ebru Bozcuk
Ebru Bozcuk
2021 ve 2023 yılları arasında Cumhuriyet gazetesi pazar ekinde kültür ve sanat yazıları yazdım. Halen Cumhuriyet gazetesi medya gurubu olan ilkbaski.com da yazmaya devam ediyorum. Ayrıca Fenoreporter dijital gazetede ve Truva Edebiyat dergisinde köşe yazarı olarak görev yapıyorum. Görme engelliler için Youtube üzerinden @umudunkadınları platformunda yazılarım seslendirilmektedir. Muhtelif edebiyat ve sanat dergilerinde de yazılarım yayımlanmaktadır.

POPÜLER YAZILAR