Cumartesi, Nisan 18, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Adımın Ritmi: 1 Mayıs

Bir kalabalık nasıl başlar? Belki yalnızca tek bir adımla.

Nazım Hikmet’in 1925’te yüz kişi tarafından tek ağızdan okunan 1 Mayıs şiiri, şiirin yalnızca duygu anlatan bir tür olmadığını hatırlatır. Bazen şiir, bir düşünceyi açıklamak yerine bir hareketi kurar. Sözcükler anlam taşımaktan çok ritim üretir.

Şiirin ilk dizeleri bunu açıkça gösterir:

“Adım Adım Adımlar Adımları”

Bu tekrarlar yalnızca bir sözcüğün yinelenmesi değildir; bir yürüyüşün temposudur. Tek bir adım çoğalır, çoğaldıkça kalabalığa dönüşür. Şiir burada bir durumu anlatmaz; onu adım adım inşa eder. Ardından mekân genişler:

“Kaldırım Kaldırımlar Cadde Caddeler”

Yürüyüş artık boşlukta değildir; kentin içinde ilerler. Sokaklar şiirin sahnesine dönüşür. Modern şehir, büyüyen bir topluluğun hareketiyle sarsılır. Şiirin en dikkat çekici anlarından biri de “kalabalık” sözcüğünün hecelenmesidir:

“Ka-la-ba-lık”

Kelime hecelere bölündükçe kitle büyür. Ardından gelen “İtiyor iki yana apartmanları” dizesi, bu büyüyen gücü neredeyse devasa bir toplumsal enerjiye dönüştürür. Kalabalık artık yalnızca bir topluluk değildir, şehirle karşı karşıya gelen bir kuvvettir. Şiirin ilerleyen bölümünde anlam geri çekilir, ses öne çıkar:

“rap rap rap Va… Vey… barap barap barap”

Bu sesler yürüyen ayakların gürültüsünü, sloganların temposunu ve kalabalığın ortak nabzını taşır. Şiir burada neredeyse bir marş gibi işler, okunmaktan çok söylenir. “Amele çocukları babalarını geçiyor” dizesi ise yürüyüşün yalnızca bugüne ait olmadığını gösterir; mücadele kuşaktan kuşağa aktarılır. Ardından gelen Marks, Lenin ve orak-çekiç imgeleriyle şiir açıkça bir 1 Mayıs yürüyüşünün atmosferine yerleşir.

Son dizelerdeki küçük değişim dikkat çekicidir:

“1 Mayıs Mayıs 1”

Sözcüklerin yer değiştirmesi sloganın yankısını büyütür. Aynı söz farklı biçimde yeniden duyulur. Şiir böylece kapanırken bile hareket duygusunu sürdürür. Nazım Hikmet’in şiiri, duyguyu anlatmaz; yürüyüşü kurar. Bir adımın sesi çoğalır, kalabalığa dönüşür. Sonunda şehir değil, şiir yürür.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Didem Gürhan
Didem Gürhan
1983 İstanbul doğumluyum. Türk dili ve edebiyatı öğretmeniyim, aynı zamanda redaktörlük ve soru yazarlığı yapmaktayım. Çeşitli dergilerde birçok incelemem ve öyküm yayımlandı. Kırıklar Atlası adlı bir öykü dosyam bulunmakta. Bir kedi ve çocuk annesiyim.

POPÜLER YAZILAR