Çarşamba, Haziran 24, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

İz

Sizce en çok ne yaralar insanı? Güzel giden bir bağın kopması mı yoksa tam güzel bir bağ kurulacakken o bağın kurulamadan kaybolması mı?
Acısıyla, tatlısıyla bizi biz yapan maziler midir bizleri ayakta tutan, yoksa yaşanma ihtimali olup da yaşanamayacak olanlar mıdır ruhumuza ızdırap veren o acı?

Geriye dönüp hayatımıza bir göz attığımız zaman en çok geçip giden, yer yer bizi kahkahalara boğan, yer yer ağlamaktan gözlerimizi kan çanağına döndüren o günleri özleriz. Tüm bu hisleri yaşatan ve yaşadığımız o kişilere hasret duyarız, onlarla kurduğumuz bağın hatrına. Ne kadar kötü günler geçirsek de beraber, o kişilerle sırf o bağın hatrına bazı şeyler görmezden gelinir, susulur. Ruhumuz için için ağlasa bile gülücüğümüzü hiç eksiltmeyiz bu dünyaya.

Ancak bir gün gelir, aniden o bağ kopar ve kendimizi bir anda bataklığın içinde buluruz. İlk başta ne olduğunu anlayamayız. Anlamlandırmaya çalışırız. Biz daha çok düşündükçe içine düştüğümüz bataklık bizi yutmaya devam eder. Sırf daha fazla yara almayayım diye insanlarla bağ kurmaktan kaçınırsak, maske üstüne maskelersek kendimizi, o maske bir süre sonra kendi benliğimiz hâline gelir ve gerçekte kim olduğumuzu unutturur. Yabancılaştırır bizi kendimize. Ötekileştirir bizi kendi ruhumuzdan ve o bataklıkta can veririz en sonunda.

Yaralanmamak uğruna kendinden ödün vermek kolaydır. Sert olmak, kaba olmak kolaydır insanlara; ancak bir insan kendinden nereye kadar kaçabilir? Nereye kadar saklanabilir kendi karanlığından? Hayat kendinden kaçmakla, taviz vermekle geçer mi? Hayatı boyunca kendinden kaçan kişi eninde sonunda tekrar kendine döner. Kendi karanlığının altında ışığına sığınır. Herkesten, her şeyden kaçabiliriz; ancak kendimizden asla kaçamayız. Varsın kalbimiz kırılsın, canımız yansın. Kahkahayla dolsun içimiz. Bizi biz yapan, bizleri olmamız gereken kişi yapan da bu duygular, bu deneyimler değil mi zaten?

Tadın bu duyguların lezzetini birer birer. Tadın tüm bu lezzetleri ki o taze başlangıçlara, yepyeni fırsatlara ve kendiniz olabildiğiniz o sıcak, samimi bağlara yelken açabilesiniz. Hayat da bu güvertedeki en sadık dostunuz olsun.

Bizleri olgunlaştıran, içimizdeki bilgeyi açığa çıkaran da yaralarımızdır ve o yarayı kötü emeller uğruna kullanmak değil, onu tamir edip bağladığımız kabuğun bizlere ve diğer herkese şifa vermesini sağlamak olsun tüm gayemiz. Unutmayın; zehri yaymak kolaydır ancak zehre panzehir olmak her yiğidin harcı değildir. Cesaret, bilgelik ve kendini bilmektir şifacı olmak. Yüreğe dokunmaktır, iz bırakmaktır yaşayan her ruhta.

Ekin Su Bal
Ekin Su Bal
Çukurova Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği mezunuyum. Şarkı söylemek, keman çalmak ve geleneksel Hint danslarıyla ilgileniyorum. Yazı ve üretimle uğraşıyorum; denemelerimde insan ruhu, duygular ve günlük hayata dair gözlemlerime yer veriyorum.

POPÜLER YAZILAR