Namütenahi bir sığınaktan
aydınlığa açılan kapına
başımı yaslayıp
hayran hayran bakardım
güne başlama telaşına.
Nar çiçeği açmış bahçen görünürdü
pencerenden.
Yağmur hep geceleri yağardı,
kuşlar sabahları oynaşırdı
dalların birikintilerinde.
Bak, kuşlar uçmuş, gördün mü?
Karıncalar göçmüş.
Dallarda, soluk yapraklardan arta kalan
bir kızıllık…
Yağmurlar mor bulutlara gizlenmiş.
Benim soluğum tükenmekte
günbegün.
Sığınak



