Tik tak, tik tak…
Şems kameri, şans kaderi kovalarken,
“Zaman su gibi akıp geçiyor,” dedin,
Geçen zaman değildi ve sen bunu hiç fark etmedin!
Yıllar yılı sandın hep yarınlar ebedî,
O zanla erteledin durdun kendini,
Uyan artık! Aç gönül gözünün kilidini,
Madalyonun arkasına da bakmayı denesen mi?
Ürpertiyorsa karanlıklar ruhunu şayet,
Kaçıyorsan gölgelerden köşe bucak,
Hakikat bu değil! Del, geç karanlığı,
Gör bak, gecen güne dönecek, güneşin doğacak.
Ferah tut yüreğini, kapılma vahamete,
Zihnin oyunlar oynar, inanma sen boş yere,
Aynadaki aksine bakıp, aldanma da kendine,
Sanrıdır gördüklerin, inmek zordur derine.
“Ben beni iyi bilirim,” deme beyhude!
Sen seni tanımaz olursun gün geldiğinde,
Öyle boş hayallere de kapılma yersiz,
Kalırsın hülyalar denizinde çaresiz.
Kim bilir kaç role büründün bir düşünsene,
Hayat denen oyunun her sahnesinde?
Neyi görmek isterse, onu görür ya insan,
Kanma mesnetsiz, kötücül fikirlere.
Tik tak, tik tak…
Dünler günleri, aylar yılları kovalarken,
Yanıldın dostum, zaman değildi geçip giden!
Sadece bir yolcuydun sen, zamandan geçen.



