An gelir yorulursun ömrün maratonunda,
Tökezler, doğrulursun bir taşa takıldığında.
Büyümenin yükü sırtında ağırlaştığında,
Yaslanır dünlerine, yoğrulursun anılarla.
An olur gülümsersin, susar zaman semada,
İçinde ayaz diner, uyanırsın bahara.
Ruhuna gece çöküp dünyan karardığında,
Sığınırsın usulca küçük cam fanusuna.
Her günün bir armağan, saklı avuçlarında,
Arın dertten, kederden, sızmasın yarınlara.
Geçmişe demir atma, kan gününün tadına,
İyi ki’lerin yeşerir, keşkeler sustuğunda.
Günler dünleri eritir, savrulma sen boşuna,
Işığa tut yüzünü, gölgeler sönsün ardında.
Yüreğin ferahlasın, gönlün ersin refaha,
Dünün yükünü bırak, taşıma yarınlara…



