Cumartesi, Nisan 11, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Gökyüzüne Çıkmadan Önce

Yine bir fare gibi yerin altındayım.
Seviyorum fare olmayı.
Bu deliklerin içinde dolaşmayı, dolaşırken düşünmeyi.
İnsan yerin altına indikçe kendi içine de iniyor sanki.

İnsanları izliyorum.
Ve diğer fareleri.
Yeni yetmeler dışında kimsenin yüzü gülmüyor.
Dudak kenarları hep yere bakıyor.

Kulaklarımda yanık bir keman, uzaktan bir piyano.
Hayatın arka fonu gibi.

Tren geliyor.
Yine en sondaki vagona biniyorum.
Yıllardır yerim hep aynı.
Cam kenarı.

Bazı alışkanlıklara insan fark etmeden sadık kalıyor.

Tren hareket ediyor.
Benim sahnem başlıyor.

Tünelin ışıkları hızla yanıp sönüyor.
Kendi klibimi çekiyorum.

Tren gidiyor.
Ben gidiyorum.
Kaç durağım kaldı?

Aynı trendeyiz ama birbirimizi tanımıyoruz.
Yan yana duruyoruz, başka hayatlara bakıyoruz.

Onlarca yüz.
Görmediğim milyonlarcası.

Ama ben kendi klibimde yalnızım.

Camdaki yansımama bakıyorum.
Kırk yaş yüzüme yerleşmiş.
Hâlâ kendime benziyorum.

Tren duruyor.

Herkes bir yere yetişiyor.
Nedenini bilmeden.

Yürüyen merdivenlere diziliyoruz, ip gibi.
Yukarı çıkıyoruz.

Az sonra gökyüzü.

Ben yine yarın aynı vagona bineceğim.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Merve Zorlu
Merve Zorlu
1985 İstanbul doğumluyum. Turist Rehberliği ve İşletme eğitimi aldım. Bir süre alanlarımda çalışsam da hayat bana bambaşka yollar çizdi. Şu sıralar bir cam sanat merkezinde usta olmak için eğitim alıyorum. Psikoloji, felsefe, sosyoloji, mitoloji ve dinler tarihi en çok dolaştığım zihinsel duraklar. Okumak benim için bir alışkanlık değil, dünyayı anlama ve onunla baş etme biçimim diyebilirim. Bir dönem hayatın sonluğuyla yüzleşmek zorunda kaldığımda, aklıma ilk gelen şey “okumam gereken çok kitap var” olmuştu. O günden beri dilimde hep aynı dua var: “Bana zaman içinde zaman ver”.

POPÜLER YAZILAR