Beyazlar içinde duruyor öylece. Evet, evet, öylece duruyor ve bekliyor beni işte. Günler günleri kovalarken, odaya girip çıkarken hep gözüme takılır dururdu. Ha bugün alırım ha yarın alırım derken tozcuklar olmuş pamuk tarlası. Ay hiç sevmem toz almayı ya. Ütü bile yaparım valla ama toz almak hiç bana göre değil. Eskiden annem evi temizlerken “Sildim, süpürdüm, tozları da sen al!” derdi. Bana gelirlerdi yine. Kaçar giderdim, duymazdan gelirdim. Bu tozlar neden var? Bu toz alma işi neden var ayrıca? Her biri anlamlı olan(!) ev işlerinin içinde öyle havada asılı kalan, görmezden gelmeye çalışılan, konsolun bir ucundan başlayıp diğer ucuna kadar giderken binlerce overthink yapılmaya müsait bir eylem. Belki de eylemsizlik!. Ah bu tozlar, beni sinir ediyorlar! Bana fena hâlde bir Teoman şarkısını hatırlatıyorlar, siz melodilersiniz artık dostlar.😊
Bütün tozlarını aldım evimin
Dantelleri yıkadım astım balkona
Yorgun vücutlar, boş bakışlar
Benim acayip tatlı
Bir uykum var.



