Pazartesi, Ağustos 24, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Eksik Kalanlar

Hiç bir şey tamam olmayabilir hayatınızda ki bu döngü genellikle de böyledir.

Tıpkı Özdemir Asaf ‘ın dediği gibi, “Herkesin evinde bir oda eksik.” İnsan, hayatının hemen her döneminde bir şeylerin eksikliğini hisseder. Belki de hayata karşı dimdik durabilmenin sırrı, bu tamamlanmamış hâlimizdir.

Bir puzzle gibi düşünün yaşamı. Bir iki parça hep eksiktir ya da kaybolmuştur; fakat biz o boşluğa odaklanmak yerine resmin tamamına bakmayı becerebilmeliyiz.

Bir şeyler eksiktir işte…
Aşk eksiktir, sevgi eksiktir, emekeksiktir, ilgi eksiktir; bir oda zaten hep eksiktir.

Başınızda daima okunmamış bir kitabınız, gerçekleşmemiş bir hayaliniz, söylenmemiş bir sözünüz, yarım kalmış haykırışlarınız olacaktır. İnsan olmak da böyle bir şey galiba…

“Tamam, şimdi her şey dört dörtlük,” dediğiniz andan sonra sizi ne motive eder ki?

İnsan hâlimizle tanış olmak için, durup dinlemek lazım kalbimizi. Zorlamadan, inatlaşmadan; yaşamanın kalbi ferahlatan hâllerine odaklanmalıyız. Kusur diye gördüklerimiz hep olacak. Hem kendimizde hem etrafımızda. Onları “hayat” diye görebildiğimizde bir hafiflik gelecek, inanın buna. Eninde sonunda kendinizi kırılan yerinizden yapıştırmayı öğreneceksiniz.


Bir Japon sanatıdır bu esasında. Kırılan eşyaları tamir ederken, kopan ve kırılan parçaların yerini altınla doldururlarmış. Acıya paye vermek gibi bir şey âdeta.

Acının  bile kıymetini bilmek, anlamak ne şahane bir hâl… İnanışa göre, bir eşya ya da insan hasara uğramışsa, acı çekmişse, bundan sonra bir hatıraya sahiptir artık. Ders almıştır ve artık olduğundan çok daha güzel ve değerlidir.

Geçmişin izlerini daha değerli hâle getirmek bizim elimizde. O yüzden sakın korkmayın. Çatlayan yerlerinizi altınla doldurun, pırıl pırıl parlasın. Çünkü onlar öyle güzel, öyle değerli ki…

En azından, YAŞADIM diyebilmenin muhteşem hafifliği ve kendinize olan sonsuz güvenin rahatlığı ile sımsıkı sarılın hayata. Hastalıklar, sıkıntılar, geçim derdi, kalp yarası, vazgeçip gitme isteği, isyanlar, veryansınlar hep olacak hayatın içinde. Bütün mesele onları kabullenip  az ileride pırıl pırıl, güneşli bir günün bizi beklediğine dair inancı kaybetmemek.

İçinden gelen sese inanmak lazım. En iyi rehber odur. Bakın, o sizi muhakkak zeytin ağaçlarının, nar ağaçlarının olduğu büyülü bahçelere çıkaracaktır. Sabır lazım.

Hani usta şair Didem Madak der ya:

“Çok şey görmüşüm gibi ve çok şey geçmiş gibi başımdan, ahhh diyorum sonra ahhhh…”

Evet, bu hâl hep olacak. Yaşadıkça kendi hikâyenin ve kendi sözde acılarının değersizleştiğini görüyorsun. Öyle şeyler oluyor ki bu dünyada ve insan öyle şeyleri aşabiliyor ki, sonra “Benimki ne?” diye haddini bilmek istiyorsun.

Her insanın denize kıyısı olmalı derler. İşte o kıyıya sahip çıkmak lazım. Bir yanımız mavi kalmayı becermeli. Gri, tozlu şalları sırtımızda taşımak anlamsız. Siz maviye gönül verin. Bakın o zaman içiniz, dışınız nasıl da AKDENİZ oluverecek.

Cemal Süreya der ya: “Uçmak için kuş olmak gerekmiyor. Küçük sevinçler olsun yeter.”
Bütün mesele, taşındığınız her eve çiçekler dikebiliyor musunuz ya da yıllardır hayal ettiğiniz ve içinde şarkılar söyleyebildiğiniz o evde misiniz şimdi?

Kenara yığdıklarınızla değil, ne kadar eğlendiğinizle ölçün hayatınızı. Bırakın bir yanınız eksik kalsın. İyidir o hâl… Tamamlanmayı beklemek de iyidir. Yoldur bu. Yürümek için arkadan itekleyen bir hâldir.

Kendi ruhunuzun tamircisi siz olun. Siz kalbinizi dinleyin. Vardır elbet götüreceği güzel bir yer…

Behçet Necatigil ne güzel anlatır bu hâli Ümit şiirinde:
“Ya ümitsizsiniz ya da ümit sizsiniz
Ya çaresizsiniz ya da çare sizsiniz.”

Tercih sizin. Ama bence kalbinize sarılın. O size doğruyu söyleyecektir.


Büyük usta Cemal Süreya ile bitirelim o zaman…
“HAYAT KISA ve KUŞLAR UÇUYOR.”

Hep iyi kalın.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Ebru Bozcuk
Ebru Bozcuk
2021 ve 2023 yılları arasında Cumhuriyet gazetesi pazar ekinde kültür ve sanat yazıları yazdım. Halen Cumhuriyet gazetesi medya gurubu olan ilkbaski.com da yazmaya devam ediyorum. Ayrıca Fenoreporter dijital gazetede ve Truva Edebiyat dergisinde köşe yazarı olarak görev yapıyorum. Görme engelliler için Youtube üzerinden @umudunkadınları platformunda yazılarım seslendirilmektedir. Muhtelif edebiyat ve sanat dergilerinde de yazılarım yayımlanmaktadır.

POPÜLER YAZILAR