Perşembe, Nisan 23, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Bırak Güneş İçeri Girsin

Çünkü Ben Hallettim

Evet, yanlış duymadınız. Bugüne değin, insanların dinlerken kalbinin kaldırmadığı birçok şeyi ben hallettim. Çünkü başka bir yol olduğunu bilmedim hiç. Halledememe ihtimalimin sonuçları neler olacaktı ya da ben bu sonuçları ne kadar taşıyabilecektim, bilmiyorum. Bilmek istediğimden emin değilim. Biliyorum, tuhaf geliyor ama böyle ilerledi ben de süreç. Bugün iyiyim, her şey yolunda. Üstelik, bu öylesine söylenmiş bir yolunda olma hâli de değil. Ciddi ciddi yolunda. Ama yorulmadım dersem yalan olur.

Hani bir söz var ya, “Kolay atlattın dediler, ama ben bir ara öldüm sandım.” Bugünlere gelen merdivenleri çıkarken, yaşadığımı daha güzel özetleyen başka bir cümleye daha rastlamadım henüz. Belki de ben yazacağım onu. Bunu da bilmiyorum. Ama kalbime ulaşan damarlardaki kan akışının normal seviyede olmadığını hissettiğim o zamanlarda bile “Bu da geçer ya hû,” demişliğim var.

Bir sabah uyandığımda, telefonumda tek bir mesaj bile olmadığına şahit olmuşluğum var. Bütün hafta sonu boyunca hiç aranmamışlığım ve varlığımın çok da anlam ifade etmediğini düşündüğüm zamanlar. Duyması, okuması bile çok ağır değil mi? Ben yaşadım…

Kendi kalbimin attığından emin olmak için nabzımı da yokladım bu aralar. Her şeyin üst üste gelmesi, ters gidebilecek her şeyin ters gitmesi de cabası. Bakın, çok uç bir şey diyeyim size. Temizliği bitirip oturduğumda, hiç olmayacak bir şekilde saksı düştü ve mutsuz son!😊 O an oturup, etlerim yolunuyormuşçasına ağladım. “Gözyaşı ruhun temizliğidir,” derler, öyleymiş. Nihayet temizlik bittiğinde kendime bir kahve yaptım. Ciddi ciddi de oturup düşündüm: “Niye ben?” diye. Sonra gözüm köşedeki çiçeğe takıldı. “Atarım ben bunu,” dediğim bitki, tam sekiz tane tomurcuk atmıştı. Evet evet, orkide çiçek açıyordu. Çok saçmaydı, bu mevsimde açmazdı ama orada beyaza çalar yeşil bir hâlde karşımda duruyordu. O an da kafama bir şeyler dank etti. Yaşadığım her şeyi oturup yazdım ve hepsinde: “Başka nasıl davranabilirdim?” diye sorguladım kendimi. Derken bir yol buldum, sonra bir yol daha ve bir tane daha. Gitsem daha çok yolu vardı ama şimdilik bu kadarı yeterdi. Bu benim kendime tutunmak için bir fırsatımdı, öyle yaptım.

Biliyor musunuz, insan bazen felaketi sandığı şeylerin ne kadar faydalı olacağını anlayamıyor. Her fırtına zarar vermek için çıkmazmış ve Allah bazen bizi korumak için yalnızlaştırırmış. Hatta ve hatta yeni bir başlangıç yapmak için her şeyi yıkmak da gerekirmiş. Korkmadan, gücüne inanarak yıkmak…

İşin özünde, bir yol hep var. Sadece bazen görmeyiz ve bu da çok normal. Kendimize ve bir şeylerin iyileşeceğine dair inancımız bâki kalsa yeterli. Güneş her sabah doğarken ve kara kışın ardından bahar gelirken vazgeçmek bize ne kadar yakışır. Ki zaten biz: “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır,” diyen bir Ata’nın torunuyken, vazgeçmeyi kendimize nasıl yakıştırırız?

Yani demem o ki: Ben hallettim. Yoruldum, yıldım ve hatta bazen vazgeçmek istedim ama yine de hallettim.

POPÜLER YAZILAR